STWD 91 – Av Alanı

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Çeviri: Miyam

Düzenleme: Yarım Novel

Yuuto, bilinçsizce çok fazla rüzgâr büyüsü mü kullandı? Yuuto’nun tüm vücudu yorgun düştü. Sanki çok uzun mesafe yüzmüş gibi yorgundu. Hedefe ulaştığında çok bitkindi. İşler çok karışıktı. Şuandan itibaren yürümeye karar verdi. Yuuto, bisiklet kolunu aşağı çekti ve yavaşça bisikleti yere indirdi.

“Oh, burası Lownas Çayırı mı?”

O çayır kelimesini duyduğu zaman, göz alabildiğince yayılan ovalar beklemişti. Fakat gerçekte çevrelerinde bir göl ve orman vardı. Haritaya göre şimdiye kadar ziyaret ettiği yerlerden en geniş/büyük olanıydı.

“Lownas Çayırı, Rhodran topraklarının güney sınırında yer alıyor ve bir kaç farklı canavar türü burada bulunmakta.”

Loncadan aldıkları kitaba bakarken Spica açıklamaya başladı. Görünüşe göre Lownas Çayırında 7 tür canavar bulunuyor; Vahşi Ayı, Beyaz Kuş, Kertenkele Adam, İskelet, Kırmızı Slime, Mavi Slime ve Yeşil Slime.

“Görünüşe göre Lownas Çayırlarında, Vahşi Ayılar ve Beyaz Kuşlar çok nadir ve bulmak zor.”

“Anlıyorum. Başarılı olabilmek için iki sorunumuz var.”

“Aynen. Bu arada bu canavarların sadece malzemeleri değil etleri de çok lezzetli. Eğer maceracı loncasına etini götürürsen, almak için sana yüksek bir fiyat vereceklerdir.”

“Buda ne!??”

Yuuto’nun motivasyonu Spica’nın sözleriyle arttı. O ve Ririna pazara gittiği zaman, balık ve et fiyatının bu ülkede çok pahalı olduğunu fark etmişti. Yuuto, içinden zapt etme görevleri sırasında kendine et tedarik edebilirse, akşam yemeğinin daha lüks olacağını düşünüyordu. Yuuto, akşam yemeği için yiyecek bulmak amacıyla etrafı aramaya karar verdi.

〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜

4 saatin sonunda Yuuto, zapt etme işinin çok güç olmasına katlanamadığından derin bir iç çekti.

“U〜n. Bir savaş olacağını düşünmüştüm.”

Şimdiye kadar, 10 kertenkele insan ve 7 iskelet yenmişti. Slime türlerini yendiği zaman çok para kazanamayacağını düşündüğü için Slime’lar ilgisini çekmiyordu. Kötü bir sonuç değildi ama tek bir vahşi ayıyı ya da beyaz kuşu yenmek mümkün olmamıştı. Vahşi ayılar çok derinlerde yaşardı ve kendilerini gizlemek gibi bir alışkanlıkları vardı. Bu yüzden onları bulmak zordu. Eğer sadece bir canavar bulabilseydi, geri kalanını bulmak için Spica’nın koku radarını kullanabilirdi ve zapt etme görevi daha kolay olurdu fakat sorunda buradaydı.

Vahşi ayının aksine, Beyaz kuşu bulmak kolaydı fakat zapt etmenin zor olduğu bir canavardı. Dövüş sanatlarında usta olan biri bile çok yükseklerde uçtuğu için Beyaz kuşun karşısında güçsüzdü. Su büyüsüyle oluşturulmuş buzla onları vurmaya çalıştığında, onları engellemek uzakta olduğundan daha kolaydı. Onları bulmak kolay olduğu için öldürememek gerçekten çok rahatsız ediciydi.

Lordum. Güneş batıyor. Geceleri canavarlar daha aktif olduklarından geceleri tehlikeli. Bugünlük konağa geri dönmeliyiz.

…. Haklısın. Yapacak bir şey yok. Şimdilik konağa geri dönelim ve döndükten sonra tedbirler düşünelim.”

Yuuto oluruna bırakıp konağa geri dönmeye karar verdi.

“““…!?”””

Aniden görüş alanı sallandı. Spica ve Slyphia dengelerini kaybedip yere kapaklandılar ve Yuuto refleks olarak yere çömeldi.

(Bu tesadüf müydü…. Bir deprem mi??)

Bu cidden çok güçlüydü. Yuuto daha önce hiç bu kadar güçlü bir deprem yaşamamıştı. Sonrasında şansızlıkları devam etti…

Vahşi Ayı  Tehdit LV: 13

(Dn: “Tehdit LV”: Tehdit seviyesi. ‘LV’ yerine ‘SV’ yapıp yapmama konusunda kararsız kaldım.)

Şaşırtıcı bir deprem oldu ve ininden çıktı? Spica’nın arkasında; iri, 2 metre boyunda, saldırgan bir ayı durdu.

(Dn: Gitti güzelim kız.)

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm