STWD 87 – Banyo Vakti Kargaşası

17 Ağustos 2017
0
Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Çeviri: Hideyoshi

Düzenleme: Yarım Novel

“Fuu… Birinin kendi büyüsüyle yaptığı bir banyo özel nihayetinde.”

Yemekten sonra, banyo zamanı gelmişti. Malikânenin içerisinde, banyoyu suyla doldurmak en küçüğü bile olsa, en sert işti. Ancak bu işi öylece herkese bırakamazdı. Banyoyu hazırlamak zor işti, ama getirileri vardı. Büyüsünü eğitebilirdi ve her şeyden önce büyü taşlarından tasarruf edilebilirdi. Dahası, büyü kullanmaktan yorulduktan sonra, banyoya dalmanın rahatlatıcı hissi aşırı tatmin ediciydi.

“Efendim, nezaketsizliğimi affedin…”

“Lordum, Rahatsız ettiğim için üzgünüm.”

Sese doğru dönerek Spica ve Sylphia’nın orda durduklarını gördü. Vücutlarını örten havlu dışında hiçbir şey giymedikleri için Yuuto gözlerini şaşkınlık içerisinde açtı. Bir kovayla vücutlarının üzerine sıcak su boşalttıktan sonra. Yuuto’nun beraberinde banyoya girdiler. Spica sağındayken Sylphia solundaydı. Bu uyudukları zamankiyle aynı pozisyondu.

“Sorun nedir? Neden ikiniz de bugün çok girişkensiniz?”

İkisi Yuuto’yla aynı yatakta uyumuş olmalarına rağmen. İlk defa banyoya onunla birlikte giriyorlardı.

“Üzgünüm, sadece efendim tarafından şımartılmak istemiştim… Dert mi oluyorum?”

Spica, Yuuto’nun sağ eline sarılırken kalkmış (Dn: ?) gözlerle sordu.

“Hayır, Dert olmuyorsun. Nasıl desem, her zaman tacizi (Dn: “assaulting”) yapan benim. Bazen tacize uğramak çok kötü değil.”

“Ehehe. Teşekkür ederim. Sevindim.”

Spica’nın kalçasından çıkan kuyruğu zevk içerisinde oynadı. Kuyruğu küvetin içinde sallandığı için onunla birlikte su püskürdü.

“B-bu adil değil! Spica-dono”

Yuuto ve Spica’nın ten uyumlarını arttırdıklarını gören, Sylphia sesini yükseltti. Ve sonra Yuuto’nun sol elini tuttup kucakladı, aynı Spica gibi.

“Sorun nedir, Sylphia? Sen de mi şımartılmak istiyorsun?”

“O-olamaz! Bu farklı!”

Sylphia Bunu Şiddetle reddederken kafasını salladı. İkisinin çok girişken davranmasının sebebi Ririna’nın güçlü bir rakip olarak ortaya çıkmasıydı. Ancak yüksek gururu nedeniyle dürüstçe konuşamıyordu.

“Lordum biliyor değil mi? İnsanlar en fazla banyolar sırasında savunmasızdır! Lorduma hizmet eden bir şövalye olarak bu yeri korumak benim vazifemdir!”

“… A-ah, öyle mi?”

Onu koruyacağını söylüyordu, ama hiç silah olmadan çıplak nasıl dövüşecekti? Bunu merak etti ama aptalcaydı, sessiz kalmaya karar verdi.

“Peki, öyleyse, vakit kaybetmeden, üçümüz birbirimizin vücutlarını yıkayalım mı?”

“Bi-biieeeee!?”

“Bir sorun mu var?”

“A-aniden ne öneriyorsunuz!? Böyle edepsiz bir hareketi yapmamın imkânı yok!”

Yuuto’nun beklenmedik önerisi Sylphia tarafından hemencecik boşa çıkarıldı.

“Peki, anlıyorum, fakat bunu böylece bırakamam. Bu nedenle, küvette 100 saniye durursanız bunu bu sefer görmezden geleceğim.”

“Ne. Bu efendimden çok nazik bir koşul değil mi? Çok iyi. Eğer öyleyse teklifinizi kabul edeceğim.”

“Ben de 100 saniyeliğine içeride duracağım!”

İkisi Yuuto’nun fikrini duyduklarında, kendilerinden emin olarak gülümsediler.

“Peki, öyleyse saymaya şimdiden başlıyorum. Bir!”

“Hiya!?”

“İki!”

“… Ku!?”

Yuuto sayarken Spica ve Sylphia’nın göğüslerini tuttu ve onları dönüşümlü olarak okşadı (Dn: aslında masaj diyor.).

“E-efendim!? Ne yapıyorsunuz Allah aşkına!?”

(Çn: Yine imana geldiler.)

“Hmm? Ne mi yapıyorum, göğüslerinizi ovuyorum, tabi ki.”

“Bunu görebiliyorum! Sorduğum şey, banyoda göğüslerimizi ovmanız gerekli mi ki!”

“Hayır〜 Ama görüyorsun ki. Sadece 100’e kadar saymak sıkıcı değil mi? Eğer saymayla beraber göğüslerin hissiyatını hatırlarsam, tam olarak 100’e kadar sayabileceğimi düşündüm.”

“B-ben bunun ne manaya geldiğini anlayamıyorum!?”

Sylphia bunun anlamsız bir durum olmasından ötürü korku içerisinde titredi. Efendisinin bir hevesle böyle ateşli bir şey yapabileceğini düşünmemişti. O bir eylem adamıydı! Eğer ovacağını söylerse, ovardı! Yuuto’nun korkusuz surat ifadesi Sylphia’nın içinde kötü bir şeyler doğurmuştu. Ve öylece üçü arasındaki banyo sırasında Yuuto, Spica ve Sylphia’nın göğüslerinin her birini 50 kere ovmuştu.

〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜

O büyük bir şeye tanıklık etmişti. Ririna kapının arasındaki boşluktan üçünün arasındaki alışverişi dikizlerken göğsünden yükselen huzursuzluk hissini kontrol edemiyordu. Caith Sith ırkının diğerlerine kıyasla daha üstün işitmesi vardı. Bu nedenle, Yuuto ve diğerlerinin büyü eğitimi bahanesi altında neler yaptıklarını da biliyordu. Ancak eylemi doğrudan doğruya ilk defa görüyordu. Efendileri tarafından yaltaklanılan Spica ve Sylphia’yı kıskanmıştı. Ama Şevheti kıskançlığını gölgede bırakmıştı. Vücudu sıcaktı, Kıyafetleri üzerinden vücuduna dokunduğunda, Tüm bedeninin hassas olduğunu fark etti.

(Bunun işe yaramaz olduğunu anlasam bile, böyle bir şey…)

Bunun terbiyesizce bir davranış olduğunu fark etmiş olsa bile, Ririna kendi arzusunu kontrol edemiyordu. Yuuto’nun ondan haberdar olduğunu fark etmeden, ahlaksız hareketine devam etti.

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm
0
Lightning Novel
error: Kopyalamak yasak kardeş !!
%d blogcu bunu beğendi: