STWD 84 – Farklı Dünyada Malzeme Alımı

17 Ağustos 2017
0
Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Çevirmen: Hideyoshi

Düzenleyici: Yarım Novel

“Ooooh! İnanılmaz! Ne de olsa İmparatorluk başkentindeki bir pazar kocaman olur!”

İki Saat sonra Yuuto ve Ririna; Expein pazarına gitmişti. Önünde gıda tezgâhlarının tatlı malzemelerle dizili olduğunu görünce, Ririna’nın gözleri parladı.

“Ah! Şunlar furufuru mantarı mı!”

Değerli bir şey görünce, Ririna başka hiçbir şeye ikinci kez bakmadan bir tezgâha doğru hücuma geçti.

“Oji-san, şu mantar! Bir tane alabilir miyim?”

“Oh,  sevimli genç bir bayan!”

“Eeeh? Sevimli olmamın hiçbir yolu yok.”

“İmkânsız, bu şehirde böyle sevimli genç bir bayan görmek epey nadirdir. Bu oji-san (Dn: Amca) sana özel bir hizmet verecek.”

(Çn: Özel hizmet benim aklıma farklı şeyler getiriyor.)

“Wow! Gerçekten mi? Aşırı memnunum.”

“Ehe, eğer bu genç bayan mutluysa, o zaman bu oji-san da öyle.”

Bu Ririna’nın önceden sahip olduğu erkeksi tavrında tam bir değişimdi. Ve şimdi uysal bir kedi gibi davranıyordu. Kendi konuşma tarzını bile 『Ore』 den 『Watashi』’ye değiştirmişti.

(Çn: Japoncada Ore ve Watashinin anlamı aynıdır. Fark ise Watashi’yi genellikle kadınlar kullanırken ve daha kibarken Ore daha kabaca ve birbirine çok yakın insanlar birbirlerine kullanır.)

“Kukuku. Furufuru mantarını çok ucuza aldığım için şanslıydım.”

Ririna alçak sesle “tam da planladığım gibi.” diye mırıldanırken kötüce güldü.  Kızsı bir üsluba bürünmesin sebebi sonuçta indirim verebilir diye satıcılardan faydalanmaktı. Görünüşe göre ev idaresindeki yetenekleri ayrıca pazarlığa dahi uzanmıştı.

“Bu mantarı ilk defa görüyorum. Lezzetli mi?”

“Evet, bu Cait Sith köyünde kolayca bulunmayan keskin bir lezzet. Sanya’nın favori yemeği.”

“Ririna küçük kardeşine gerçekten çok yakın.”

(ÇN: Yine başladı 3. Şahıs konuşmaya, daha kendi dilini bile konuşamıyor, sizce o edindiği güçleri hak ediyor mu?)

“Ahaha. Şey,  küçük kardeşim sahip olduğum tek ailem.”

Ririna konu kardeşine geçtiğinde kaygısızca gülümsedi

“Düşündüm de, Yuuto’nun hiç kardeşi var mı?”

“Ben mi? Şey, Ben bile… Küçük bir kız kardeşe sahibim.”

Yuuto tuhaf bir üslupla cevapladı.

“Cidden mi!? Öyleyse, Yuuto’nun küçük kız kardeşi ne tür biri!?”

“Tek kelimede, o mantıksız bir insan.”

“… Mantıksız bir insan mı?”

“Ah, un. Hadi konuyu değiştirelim. Sana Doğruyu söylemem gerekirse küçük kız kardeşimin varoluşunu hatırlamak istemiyorum.”

“Ö-öyle mi. Üzgünüm. Garip bir şey sordum.”

“Hayır, Dert etme. Her neyse, hey! Şu tuhaf ete bak! Hadi gidip bakalım.”

“Ah!”

Konuyu başarılı bir şekilde saptırdıktan sonra, Yuuto Ririna’yı gösterdiği yere doğru yönlendirdi. Konoe Aina, Yuutonun küçük kız kardeşi, onun doğal düşmanıydı. Çekiciydi ve harika notları vardı. Üstelik dövüş sanatlarında daha üstün yeteneği vardı. Bir bakışta, o mükemmel kızdı. Ancak, Yüzeyin altında farklıydı. Onun varlığı Yuuto’ya pek çok travmaya sebep olmuştu.

(ÇN: Hani Yuuto en iyi dövüş sanatçısıydı)

(… Peki, farklı bir dünyada olduğum için şanslıyım. Japonya’ya geri dönmediğim sürece onunla asla tekrar buluşmak zorunda değilim.)

Yuuto tercihen Ririna’yla alışverişin keyfini çıkarması gerektiğini kararlaştırdı.

〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜

Pazarın çevresinde yürüdüğü sırada fiyatların, Expein ile modern Japonya’nın arasında değişiklik gösterdiğini fark etti. Sebzeler, meyveler ve tahıllar Expein’de ucuza satılıyordu, ama et bayağı pahalıydı. Ririna’ya göre Trywide’da biftek ve domuz eti gibi malzemeler genel toplumun elde etmesi zor olan lüks eşyalar olarak kabul ediliyordu. Bunun nedeni etten 1 kg üretmek için, birkaç kat daha ağır gelen tahıllar gerekiyordu. Modern Japonya’ya kıyasla, Trywide daha az medenileşmişti ve böylelikle et lüks ürün olarak kabul ediliyordu.

“Hey, Ririna? Eti anlayabilirim, ama balık neden çok pahalı?”

“Ah, Expein liman şehrinden epey uzakta değil mi? Şehre taze balık taşımak zor. Ayrıca yoldayken canavarlar tarafından saldırıya uğrayabildiği durumlar da var.”

“…Anlıyorum. Bu yüzdenmiş.”

Japonya’da biri sardalya (Dn: Sardalye olarak da bilinir.) ve uskumru gibi popüler balıklardan tanesini 100 yen’den aza alabilirdi. Ama Trywide’da, bedelinin 10 katına satılıyorlardı.

“O zaman, balıktan vazgeçmek dışında başka bir seçenek yok.”

“Hayır, tuzlu su balığı yüksek kalite olsa bile, tatlı su balığını daha ucuza almaz mıyız?”

“Ah, ama tatlı su balığı…”

Tatlı su balığı taşıma ücreti daha düşük olacağı için kesinlikle daha ucuz olurdu, ancak Yuuto onlardan handayken birkaç defa yemişti. Yuuto, tatlı su balığının bu dünyada insan yemeği olmadığını fark etmişti. Balığın çamurlu tadı ve çiğ kokusu birleşince yediği anda ona balığı neredeyse kusturmuştu.

“Peki, pek çok insan tatlı su balığının tadını sevmez. Pişirmeyi bana bırak zorlu bir kişi bile olsa, onlara yemeğin lezzetli olduğunu söyleteceğim.”

(Çn: Ririna = Gordon Ramsay confirmed?)

“Öyle mi. Eğer Ririna öyle söylüyorsa lezzetli bir yemek bekliyor olacağım.”

“Oh! Bana güvenebilirsin!”

Ve böylelikle, Yuuto ve Ririna et, balık, sebzeler, meyveler ve çeşitli baharatlar satın aldılar. Büyük miktarda gıda almışlardı.

(Uzun bir süre sonra, yemeği iple çekiyorum…)

Trywide’ye çağrılmış olduğundan beri aşırı meşgul olmuştu ve böylelikle Yuuto kendine iyi bir yemek alamamıştı. Ama bu dünyaya büyük çabayla çağrıldığı için, şu andan itibaren bu dünyanın mutfağının keyfini çıkarmak istiyordu. İnsanlarla hayat dolu ve erzak kokan pazarın içerisinde dururken, Yuuto karar verdi.

(ÇN: Ardanın mutfağı=Yuutonun mutfağı confirmed?)

(ÇN: Bu arada bitişteki son sözler 78. Bölümünkiyle aynı.)

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm
0
Lightning Novel
error: Kopyalamak yasak kardeş !!
%d blogcu bunu beğendi: