STWD 46 – Sonsöz ~ Geçici Mutlu Son ~

16 Ağustos 2017
0
Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Çevirmen: Alpariz

Bundan kısa bir süre sonra Expein de süre gelen kaçırma olayları beklenmedik şekilde çözüme kavuşmuştu. Erkek ve kadın 100’den fazla ceset kentin en büyük soylusu, Andrea Scott Marnish in konağında bulunmuştu. Burada keşfedilen bölgedeki kadınların mumya haline gelmelerine neden olacak şekilde kanları kuruyuncaya kadar emilmiş olduğundan suçlunun bir vampir olduğu açıktı.

Ancak Şövalyeler Lord Andrea nın konağına girdiklerinde vampir çoktan ölmüştü. Yani bir gizem olarak kalmıştı. Bu gizem…. bu vampiri kim mağlup etmişti? Söylenti vampiri öldüren yaraların eşi benzeri görülmemiş olduğuydu. Yan tarafında bir çekiçle vurulmuşa benzeyen çürük dışında başka hiçbir göze çarpan darbe izi yoktu, ama işin garibi, onun iskelet ve iç organları ciddi hasar görmüştü.

Yuuto Kraliyet Şövalyelerinin çapraz sorguya aldığı önemli bir tanık olmuştu. Ancak Yuuto ısrarla hiçbir şey bilmediğini söyleyerek onları geri çevirmeyi başardı. Şövalyeler de bir maceracının bir vampiri yenmesinin imkansız olduğunu düşünüyorlardı. Yani Yuuto hemen şüpheden aklanmıştı.

Sonuçta kim bunun iblislerin arasında bir iç çekişme olmadığını söyleyebilirdi? Böyle belirsiz bir spekülasyon gerçekten olayı bir sonuca ulaştıramazdı. Bu yüzden gelecek nesillere tüm zamanların en büyük gizemi olarak nakledilecekti.

…..

Onlar hana döndüğünde Spica, Yuuto ve Sylphia yı karşıladı. Yuuto nun giysileri sıradan bir durum olmadığı bariz bir şekilde büyük miktarda kanla kaplanmıştı, ama Spica konunun üstünde durmadı. Yuuto güvenle dönmüştü çünkü. Bu Spica yı memnun etmeye yeterliydi.

“Efendim, hoş geldiniz.”

“Ah, ben geldim Spica.”

Sabırsızlıkla bekledikten sonra efendisinin dönüşünü gören Spica parlak şekilde gülümsedi.

…..

Bir kaç saat sonra.

“Yu-Yuuto-dono …… bu elbise …… biraz garip değil mi?”

Sylphia han tarafından sağlanan seksi sabahlığı giymişti. Bazı karışıklıklardan sonra Yuuto en sonunda güvenle köle tüccarlarından Sylphia yı satın almıştı. Yuuto, Slyphia yı kaçırıldıktan sonra vampirden kaçarken bulduğuna dair kanıt(görgü şahidi) ayarlamıştı.

(Sadece bu görüntü tek başına…… bana bu dünyaya çağrılmama değer olduğunu hissettiriyor.)

Sylphia nin giydiği seksi sabahlık onun muazzam göğüslerini gözler önüne sermekteydi.

“Hayır, hiç de değil. Senin güzel göründüğünü düşünüyorum.”

“Güzel!? Beni tarif etmek için mi …… bu terimi kullandınız!?”

“Evet bu doğru.”

“…… Güzel. Bu …… Benim güzel olduğumu düşünmek……”

Sylphia nın yanaklarını bir anda ateş basmıştı.

(…… Bu benim hayalim mi, yoksa daha önce buna benzer bir tepki görmüş müydüm?)

Syphia bir şövalye evinde büyümüştü ve sıkı/otoriter bir eğitim almıştı ve aşkla alakası olmayan bir hayat yaşamıştı. Yani bir erkekten alacağı övgüye karşı direnci hiç iyi değildi. İkisinin etkileşimini izlerken, Spica sabırsızlanmıştı.

“Ef-efendim! Peki ya ben!? Ben de  bugün yeni bir sabahlık giymeyi denedim…..”

“Ah, un. Spica da …… bir şekilde sevimli görünüyor.”

“Bir şekilde!?”

Ustaca yapılmış değerlendirme Spica nın üzülmesine neden oldu. Aslında Yuuto hem Spica nın hem de Sylphia nın kendilerine has çekicilikleri olduğunu düşünüyordu. Slyphina herkesin sahip olmak istediği pahalı bir çiçekken, Spica alanlarda açan cana yakın bir ayçiçeğiydi. Yuuto nun o ustaca değerlendirmesinin nedeni sadece sadizmdi. O Spica nın üzgün reaksiyonunu görmek istemişti.

(U~. Sylphia-san. Ben kaybetmeyeceğim!)

Ancak, Yuuto nun sözlerinin nedenini bilmeyen Spica, Sylphia ile gizli bir rekabet içindeydi.

(Şimdi, yarın ne yapalım ……)

Yuuto nun mevcut hedefi çağdaş Japonya’ya dönmek için bir yol bulmaktı. Ancak, paniğe gerek yoktu. Bu kadar çabadan sonra şimdi iki güzel köle ile yaşayabilirdi. Bu nedenle, şimdilik, sadece kolayına gelecek şekilde bu farklı bir dünyada hayattan zevk almak istiyordu. Yuuto bunları iki güzel kızla aynı yatakta uyumanın keyfini çıkarırken düşünmekteydi.

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm
0
Lightning Novel
error: Kopyalamak yasak kardeş !!
%d blogcu bunu beğendi: