STWD 45 – Orijinal Dünyaya Dönüş

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Çevirmen: Alpariz

(ÇN:Dönmek için)

“Bu doğru …… henüz en önemli şeyi sormadım. Farklı bir dünyadan çağrılmış olduğumu söylediğimi hatırlıyor musun Sylphia? Küçük olsa bile sorun değil. Eğer herhangi bir ipucu biliyorsan söyle.”

Pek çok şey olmuş olduğundan, orijinal niyetine pek odaklanamamıştı. En başta Slyphia 「Orijinal dünyasına dönmek için ipuçları」 na sahip olduğu için Yuuto onu köle ticareti firmasında satın almaya karar vermişti.

“……Anladım. Ancak, ilk önce benim doğduğum Rougenberg Evi hakkında konuşmam gerekir.”

Sylphia kendi doğumunu temel alarak konuşmaya başladı.

“Benim evim/ailem, nesillerdir şövalyeler olarak kraliyet ailesine hizmet etmiştir. Luhmer in kralı, Garius-sama, bir aile dostuydu. Benim çocukluk dönemimde saraya girmeme izin verilirdi ve Luhmer Prensesi Ulrika-sama yı tanıyordum. Bundan dolayı …… Farklı dünyalardan çağırma hakkında bilgi sahibi olabildim.”

Sylphia karmaşık bir görünüm ile devam etti.

“Belirli bir gündü. Kazara bir şey öğrendiğimde….Ulrika-sama ile buluşmak için gizlice saraya sızmıştım. Garius-sama …… gizlice “İblisler” ile toplantı yapıyordu. İblis kendisine “Mammon” diyordu. Mammon dedi ki ‘[Luhmer yakın gelecekte Lodhran ile savaşa girecek. Birkaç <<Çağırmanın Büyülü Taşı>> satın almalı ve farklı dünyalardan birkaç insanlar çağırarak onları savaşta köle olarak kullanmalısınız.]’ Tabii ki, Luhmer in gururlu kralı iblisin teklifini reddetti. Geriye doğru bakıldığında …… Lodhran ile olan savaşı bu yüzden kaybetmiş olabiliriz.”

“……Öyle mi?”

Yüzünde belli etmemesine rağmen, sözleri Sylphia nın ölçülemez pişmanlık duygularını göstermekteydi.

“Buna ek olarak o iblis başka bir şey daha söylemişti. İblisler farklı dünyalardan insanları çağırmak için gerekli <<Çağırmanın Büyülü Taşı>>nı üretmek için teknolojiyi elde etmişti. Ve eğer… bir kişinin orijinal dünyasına dönmesi hakkında bilgisi olan birileri varsa …… bu kesinlikle bir iblis olurdu. Benim tüm bildiklerim bu kadar. Özür dilerim.”

“Hayır, hayır, gerçekten bana yardımcı oldun. Sylphia teşekkür ederim.”

Sylphia sözlerini duyunca, Yuuto nun tek bir pişmanlığı olmuştu.

(…… Bu vampir adamı halletmek bir hata mıydı?)

Guiche kendi başına bir iblis olduğunu söylemişti. Savaşın ortasında olduklarından, Yuuto buna çok dikkat etmemişti. Geriye dönüp bakıldığında, Guiche den bazı bilgiler alabilirdi.

“Yine de başka bir şey duymak istiyorum. İblisler de nedir? Ve onlarla karşılaşmak için nereye gidersin?”

“…… Fumu. Efendim gerçekten bizim dünyamızdan olan şeyleri bilmiyorsunuz.”

Bunu söyledikten sonra, Sylphia devam etti.

“İblisler….. 500 yıl önce insanları hükümleri altında tutanlara verilen genel bir isimdir. İblisler şu anda nerede yaşıyorlar …… hiç kimse bilmiyor. İnsanlıkla olan savaşı kaybettikten sonra, insanlarla herhangi bir temastan kaçınarak saklandılar. Bize zarar vermeye çalışan vampir alışılmadık bir varlıktı.”

“……Anladım.”

Sylphia dan hikayeyi duyduktan sonra, Yuuto nun bundan sonra ne yapması gerektiği ile ilgili hafiften bir düşüncesi vardı. Hedef <<Çağırmanın Büyülü Taşı>> hakkında bilgisi olan bir iblis yakalamak ve bilgi için onu sorguya çekmekti. Özellikle, Sylphia nın bahsettiği ‘Mammon’ denen iblisi bilen insanları bulması gerekliydi.

Ve bir sonraki zorluk Yuuto nun muharebe kapasitesini güçlendirmekti. Dövüşü kazanmış olmasına rağmen, vampirin yaşam gücü Yuuto nun hayal edebileceğini aşmıştı. Daha güçlü iblislere karşılaşma ihtimali var olduğundan, dövüş yeteneğini güçlendirmesi gerekliydi.

Neyse ki, Yuuto nun mağlup ettiği canavarlardan becerileri çalmasını sağlayan <<Yetenek Yağmalama>> eşsiz yeteneği vardı. Etkili biçimde mücadele yeteneğini artırmak için bu yeteneği kullanabilirdi. Yenilenen bir kararlılıkla, Yuuto, Sylphia ile beraber Spica nın onları bekliyor olduğu hana döndü.

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm
error: Content is protected !!