STWD 32 – İsimli Canavarlar

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Çevirmen: Alpariz

“Rocky Dağı Mağaraları” Expein den 50 dakikalık bir yürüyüş uzaklığındaydı.

“Rocky Dağı Mağaraları eskiden insanlar tarafından kullanılırdı, ama şimdilerde oraya canavarlar yerleşmiştir. Maceracı Loncası kitapçığına göre mağara içlerine pek güneş ışığı girmezmiş ve görüş mesafesi zayıfmış.”

“Anlıyorum”

Kayalık dağın yüzeyinde, peynir delikleri gibi, pek çok sayıda mağaralar vardı. Yuuto diğerlerine göre daha büyük olan bir mağaraya girdi ve mağara sisteminin karınca yuvası gibi karmaşık olduğunu fark etti.

“Koboldlar yüksek zekaya sahiptir ve bıçaklarla yakın dövüşle birlikte grup savaşlarında iyidirler. Dikkatli olarak uzak bir mesafeden saldırmak en iyisidir.”

“Hmm. Ciddi olmam gerek gibi görünüyor.”

“…… Eh?”

=> Kobold

Tehdit SV 5

Koboldların kaya gölgelerinin arasından sürü gibi çıkmaya başlamalarıyla, onların sayılarının 50 yi aştığı netleşmişti. Onların boyları sadece 60 cm idi ve toprak rengi derileri vardı, cüce gibi görünüyorlardı.

Koboldlar bir dakika önce mağara girişinden görülebiliyor olmasalar da, çok kısa bir süre sonra Yuuto nun etrafını sarmışlardı. Bunun açıkça mağara içine gidecek maceracılar için olan bir pusu olduğu belliydi.

“İnsan. Ben gereksiz öldürülmeleri sevmiyorum. Eğer silah ve eşyalarınızı burada bırakırsanız, gitmenize izin vereceğim.”

Ricardo Rodiaz
Irk Kobold
Meslek Şef
Eşsiz Yetenek Şeffaf

=> Şeffaf

Nadirlik ☆☆☆

(Kullanıcının kendisini ve çevresindeki nesneleri şeffaflaştırma becerisi. Kullanıldığında kullanıcının hızını azaltır)

Onların patronuymuş gibi görünen iri bir Kobold Yuuto ya hitap etmişti.

“Oh. Şaşırdım. Ben bir canavar olduğundan bir Koboldun insan kelimelerini konuşabileceğini düşünmüyordum.”

“…… Ef-Efendim. Bu doğru değil.”

Spica nın yüzü solmuştu.

“O Kobold “İsimli Canavar” olarak adlandırılan özel bir canavar!”

“İsimli Canavar?”

“Evet. İsimli canavar bir mutasyon sonucu doğan bir canavardır. Bir insanın zekasına sahip oldukları gibi, onlar da güçlü bir <<Eşsiz Yetenek>> te vardır. Onların savaş yeteneği çok büyüktür… Onları yenmek için krallıkların en iyi şövalyelerinden oluşan bütün bir müfreze gerekir….”

“Hmm. Anladım.”

Yuuto bu dünyaya çağrıldığı zamanı hatırlamıştı. Oradaki orklar arasında, bunlardan sadece ikisi konuşabiliyordu. İlki Ork patronu, Girudia Mesaeti idi ve diğeri ise <<Şeytan Gözler>> becerisine sahip gözlüklü akıllı Orktu.

Yuuto nun önemini sonradan anladığı şekilde bu ikisi muhtemelen “İsimli Canavarlar” idi. Ama dövüş çabucak sona ermişti. Onların dövüş yeteneklerini öğrenememesi yazık olmuştu.

“Efendim. Şimdilik geri çekilelim. Bir “İsimli Canavar” efendim için bile çok fazla!”

Spica Yuuto nun kol yeninden çekerken uyarmaya çalışmıştı.

“Hey hey, Spica. Ne diyorsun? Bu durum …… hayatta nadiren gelen şanslardan biri!”

Acil görev nedeniyle, Koboldları imha ödülü 5 kat artmıştı. Şu anda, onlar 50 nin üzerinde Kobold tarafından çevriliydiler. Buradaki tüm koboldları öldürerek, 20.000 rea bir ödül alabilirdi. Yuuto nun gözünde, etraflarındaki bütün canavarlar altın dağları gibi görünüyordu.

“Hmph. Seni açgözlü insan! Eğer ölmeyi bu kadar çok istiyorsan, senin bu arzusunu yerine getireceğim!”

Ricardo’nun komutuyla Koboldların taş atmaya başlarken aynı anda saldırıya geçmişlerdi. Hemen sayısız kaya sanki bir meteor yağmuruymuş gibi düşmeye başladı. Bu durumda, herkes umutsuz hale gelecektir. Ancak bir kişi hariç. Yuuto nun dudaklarında sadece korkusuz bir gülümseme vardı.

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm
error: Content is protected !!