STWD 137 – Yakalanan Kadın Maceracı

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Çevirmen: AmaimonV

(CN: Gençler arındım geldim. Dedemin zoruyla nehire yatarak çok zorlu bir eğitim süreci geçirdim, düşünün şelale filan değil nehir o derece. Kah tek elle balık tutma, kah nehirde alabalık gibi zıplama, ayıların ağızlarından atlama, kurtlarla dans etme yani anlayacağınız gerçekten zordu. Hele peşime dişi bir tilki çıktı peşimden kovalıyor aklı sıra beni kapıcak yer mi anadolu çocuğu. Anlıcağınız orman da bayağı ün yaptım. Artık yeteri kadar güçlenmişim ki ÜSTAT DEDEM saldı beni, şimdi de Light novelleri patlatmaya geldim.)
O gece Yuuto bir gürültüyü duyduktan sonra bahçeye çıktı, Lassen ve Luna’nın figürlerini bitki sarmaşıklarıyla sarılmış ve çeşitli yaraları olduğunu gördü.
“Um …… siz ikiniz ne yapıyorsunuz?”
Lassen ve Luna’nın çıplak bir şekilde ağacın tepesinde asılı olan figürleri, bir erkeğin kalbini fazla derecede tahrik ederdi.
(Cn:Öhm tutmayın beni indirmeye gidiyorum.)
“Öl-…… Öldür beni”
“Hayır. Seni öldürmeyeceğim.”
Yuuto sakince Lassen’in sözcüklerini tsukkomiedledi. Lassen’in dolgun vücudu , Spica ve Sylphia’dan farklı bir cinsel çekiciliğe sahipti. Lassen’in göğüsleri ve poposu, “Vücut bulmuş Ağaç’ın” sarmaşıkları tarafından kazılmış gibiydi, bu anlatılamaz bir his uyandırıyordu.

(Cn: Gençler bu tsukkomiedin türkçesi yok galiba neyse ben söyleyeyim. Karşı tarafın komik yada tuhaf gelen tutum ve tavrına hayır demek. Ben öyle buldum eğer yanlışsa bilgilendirirsiniz. Bide dug denilmiş ondan kazılmış dedim yoksa bence clutch dese daha mantıklı, neyse anladınız sarmaşıklar sarmış kızın vücudunu)

“Ne- Neye dik dik bakıyorsun!” Bu sapık! Sapık! Hentai!”

Çıplak görüldüğünden üzülen Luna, ağacın asmalarıyla tutulduğundan mücadele etti.Ancak, onun eylemleri sonuçsuz kaldı. Hoş bir his duyduğa benzeyen ağacın sarmaşıkları Luna’nın bölümlerini sarmıştı, Luna’nın gözyaşları şimdiden görülebiliyordu.

“Hh … Hayııııırrrrrrr!”
Eğer bu bir anime olsaydı esrarengiz bir ışık onu örtbas ederdi, ama bu gerçek, bu yüzden olmayacaktı. Çeşitli bölümleri göründüğünden Luna’nın zihni karışmıştı. Ayrıca ellerini ve ayakları hareket ettirerek mücadele ediyordu, Yuuto kızgın gözlerle bakıyorken daha da çok mücadele etmeye başladı.
“Peki … Bu durumda olanları hayal edebiliyorum …… Bahçeyi koruyan canavarlar tarafından yakalandınız değil mi? “
Yuuto’nun evini koruyan canavarlara “Şüpheli bir insanı bulurken ilk etkisiz hale getirin, sonra onları haspedin” diye emir vermişti. Yuuto gerçekten onlara zarar vermek istememişti ama,  Belki de “Etkisiz hale getir”emrinin yerine “Elbiselerini çıkar sonra hapset” haline getirmeliydi.
“…… Fufufuf. Ahahahaha!”
Yuuto’nun sözlerini duyan Lassen, aniden yüksek sesle güldü.
“Komik bir şey mi var?”
“Yuuto-kun. Beni önemsemediğin için rahatsız oluyorum. Bronz Sıralamada olmaktan memnunum, ama yeteneklerimin Gold Rank maceraperestiyle karşılaştırılabileceğini söylerler. Benim …… o iskeletler gibi düşük sınıf bir canavardan dolayı yakalanmamın bir yolu yok değil mi? “
“Eh? Neden o durumdasın o zaman……? “
“Çünkü bu benim hobim”
“Hobi?”
“…… Başka birinin bahçesinde çıplakken kısıtlandığım zaman tahrik oluyorum. Herhangi bir şikayetin mi var? “
(Cn: Bu bayan gibi olanlar varsa bahçeme bekliyorum :DA:Dsada)
Daha önce ki güçlü iradeli tutumu tamamen değişti. Lassen bunları söylerken gözlerini çeviridi ve yanakları da kırmızıydı. Doğal olarak, onun sözlerinin yalan olduğu belliydi. Lassen için, bahçenin muhafızları tarafından yenildiğini itiraf etmek yerine sapık bir teşhirci olarak düşünülmek daha iyiydi.
“Se-sempai! Ne diyorsun!? Bizim böyle hobilerimiz yok……”
“Hahaha Luna-kun. Ne dediğini zannediyorsun? Bizler aynı hobileri paylaşan yoldaşlar değil miyiz? “
“Yu-Yuuto-san! Düşündüğünüz gibi değil! Sempai’nin konuştuğu şey saçmalıklardan ibaret! Lütfen İnan bana!”
“…………”
Şüpheli olduğunu düşündüğüm Luna gözlerinde masum gözyaşları ile bana yalvarıyordu.
(Bu kişinin …… Gururu ne kadar yüksek?)
Yuuto tuhaf davranan maceracı sempai’si için yüreğine karşı tsukkomiedledi.
(Cn: Selam gençler her ne kadar yukarda hikaye yazsamda tilki kısmı hariç doğruydu :D. Bölümleri tekrar çeviricem. Zaten Japoncadan çeviren arkadaş fazla çevirmemiş. Birkaç güne halledebilirim gibi geliyor. Onun dışında Sempai’yi herkez bildiğininden ayrıca türkçe tam karşılığı olmadığından çevirmedim senpai yerine sempai yazmış araştırınca belli bölgelerde farklı harflerle kullanıldığından böyle yazılması normalmiş. Onun dışında bu tsukkomied biraz sıkıntılı ama yapcak birşey yok. Neyse benden bu kadar çok uzun yazdım zaten öbür bölüm görüşürüz.)
Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm