STWD 127 – Mağara Keşfi

17 Ağustos 2017
0
Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Çevirmen: AmaimonV

“Pekala. Etrafında yenebileceğim bir Gulyabani var mı diye merak ediyorum. ”

Sonra Yuuto Gulyabanilere boyun eğdirmeye her zamankinden daha yüksek bir hızda ilerletti.Talep, loncadan alınmadığına göre, Boyun eğdirme/yenme kanıtı olaması herhangi bir şey kesmek zorunda kalmadılar.Düşen canavarları yalnız bırakarak bir sonraki canavarla savaşabilirdi. Bir süre gezdikten sonra bile,Luna’yı bulamadı. Gulyabanilerin canlı insanlara yuvalarına geri getirdiği bilgisi ile endişeleniyordu.

“Usta! Orada çok sayıda gulyabani kokusu alıyorum! ”

“……Ne dedin?”

Gulyabanileri ararken Spica konuşarak bir mağaraya dikkat çekti. Mağara girişinin çapı neredeyse 1 metreydi ve yalnızca çömelerek girebilirdi.

“……Anlıyorum. Başka bir deyişle, Gulyabanilerin yuvası orada. ”

İçeri girerse yakalanan köylülere yardım etmek mümkün olabilir ve isteği yerine getirmek için bu mağarayı görmezden gelemezdi.

“Lordum! Şurdaki ağaç dalına bak! ”

Sylphia’nın işaret ettiği yönde baktığında, mağaranın yakınında bir ağaca bağlı olduğunu gördüğü bir parça bez gördü.

“Bu …… Luna’nın giysileri ile aynı renk değil mi? Zayıf da olsa Luna’nın kokusunu alıyorum. ”

“Anlıyorum. Luna mağaranın girişini işaretlemek için kullandı. ”

Ağaca bağlanan bez, Luna’nın giydiği ninja kıyafeti ile aynı renkti. Şimdiki Yuuto bunu bilmiyordu, ancak mağaranın girişindeki kokularıyla kıyafetler bırakmak, maceraperestin hayatta kalma oranını arttırmak için bir yöntemdi.

“Pekala. Hadi hemen içeri girelim, olur mu? ”

Lonca tarafından sağlanan “Acemi Destek Seti” nde, karanlık yerleri aydınlatabilecek sihirli taşlar vardı. Yuuto sihirli taşları sihirli çantadan çıkararak Spica ve Sylphia’ya uzatarak mağaraya girdi.

〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜〜

Gulyabani yuvasına bağlanan mağara Yuuto’nun hayal ettiğinden daha büyüktü ve labirent gibiydi. Yuuto adımınlarına dikkat ederken mağaranın içine girdi. Luna bu mağaraya daha önce girip girmediğini merak etti.Zaman zaman, gulyabaniler tarafından hızlı bir şekilde kafalarını kesip geçiyordu. Yuuto durumunu tekrar kontrol etti.

Konoe Yuuto
Benzersiz Yetenek   Beceri Yağması

Köle Sözleşmesi

Sihirli Gözler

Şeffaf

Uyarı

Büyüme Arttırma

Sihirli Güç Geliştirme

Büyü   Ateş Büyüsü LV 4 (12/40)

Su Büyüsü LV 6 (10/60)

Rüzgar Büyüsü LV 5 (4/50)

Kutsal Büyü LV 2 (5/20)

Lanet Büyüsü LV 5 (6/50)

Özellik  Ateş Direnci LV 3 (19/30)

Su Direnci LV 3 (0/30)

Rüzgar Direnci LV 4 (6/40)

 

Mağaranın içinde, Yuuto’nun tahmin ettiğinden daha fazla gulyabani vardı ve bu yüzden Lanet büyüsü hızla gelişti.

Lanet Büyüsü  LV 5
Mevcut Büyüler  İffetsiz

Azaltmak

Arttırmak

 

İffetsiz
(Bu Büyü, hedefin cinsel duyarlılığını arttırır.)

 

Azaltmak
(Bu Büyü, hedefin ağırlığını azaltır.)

 

Arttırmak
(Bu Büyü, hedefin ağırlığını arttırır.)

 

(Cn:Bu Lanet olası Lanet büyülerinin isimleri ne diye sormayın ingilizcesi bu ancak buna uygun türkçe isimler varsa yorumlarda söylerseniz onun yerine değiştiririm.)

Lanet Büyüsünün seviyesindeki artış nedeniyle mevcut büyü sayısı arttı.Hedefin ağırlığını arttıran Arttıran Büyüsü, daha önce edinmiş olduğu Azaltmak Büyüsünün tam tersiydi. İffetsiz büyüsü ile Yuuto Lanet büyüsünün birkaç farklı büyü türleri olduğunu fark etti.Köşküne döndüğünde Artış büyüsünü test etmesi gerekliydi.

“Hm. Bu bir çıkmaz mı?”

Bir süre yürüdükten sonra, onlardan önceden gördükleri yüksek bir duvar çıktı. Bir yerde yanlış mı dönmüşlerdi ? Yuuto ilerlemenin herhangi bir yolunu göremedi.

“Hayır efendim. Duvara tırmanmanın bir yolu olmalı. Luna’nın kokusu yukarda. ”

“Anlıyorum. Tepede…”

Yuuto, tüm dövüş sanatları ile sinerji oluşturan “Konoe Ryuu Taijutsu’da” ustaydı ve böylece “Kaya Tırmanışı” tekniğinde aşinaydı. Yuuto’nun gençliği “Kaya Tırmanışı” tekniği ile doluydu ve önündeki duvarı tırmanması kolaydı.

(Cn:abi ne ararsan var uçma dese inancam artık :D)

“Spica, Sylphia. Siz ilk tırmanma deneyin.Sizlerin peşinden geleceğim. ”

“Fumu. Umrumda değil, ama …… şaşırtıcı. Daha önceye kadar istekli olduğundan, Lordumun önce ilerlemek istediğini düşünmüştüm. ”

“İyi, Normalde yapardım, ama bu sefer farklı. Eğer düşerseniz, incine bilirsiniz. Eğer daha sonra gidersem, eğer düşerseniz ikinizi de yakalayabilirim. ” (Cn:Şimdi kendilerini bilerek atıyorlar 😀 )

Yuuto zekice ve cesur bir bakışla yanıtladı.

“Efe-efendim …… bizi düşünüyordu …… !?” (Cn:Flörtleşme başlar ve Luna kaderine terk edilir.)

“Lorduma karşı mahçup oldum. Lordumun nezaketi, cennette yaşayan tanrıçalarınkiyle rakip ……”

Sözleriyle onları etkilemişti, Spica ve Sylphia’nın gözlerinden gözyaşları düştü.

(Cn:Biliyorum son cümle saçma ama ne diyeyim ağladı olmuyor o kadar abartılı değil bi kaç damla gözyaşı gibi birşey olduğundan böyle çevirdim.)

“Anlıyorum. Ben, değersiz Spica Brunel öncü olarak tırmanağım! ”

“Fumu. Ve Ben Spica’yı arkasından takip edeceğim. ”

“Eh, gidelim.”

İkisi, Yuuto’nun sözlerinden dolayı önden ilerledikçe, onlara farkettirmeden kötü bir şekilde gülümsedi.Olabilecek tehlikeleri önleme iddiası altında Yuuto, ikisini önce göndermenin ardında yatan gizli nedeni saklamıştı.

(Ah, ne harika bir manzara!)

Yukarı baktığında, Yuuto tırmanmaya çalışan iki insanın iç çamaşırını görebiliyordu.İki kişiye “bana iç çamaşırlarını göster” den daha kötü şeyler yapmasını isteyebileceği bir konumdaydı, Bu yüzden böyle bir durum onun için sanki tatlı gibiydi.Bunun nedeni, gösterdiklerindense bu şekilde bakmak çok farklı bir zevk vermesiydi.Ve böylece, Yuuto mağara duvarına tırmanmaya konsantre oldukları için savunmasız iki insanın eteğinin altına baktı. Ancak bundan hemen sonra ve beklenmedik olay gerçekleşti.   (Cn:Sonra bu çocuk neden böyle)

“…… Kya.”

Spicia’nın tuttuğu olduğu kaya gevşediği için Spica tuttuğu kaya parçasıyla beraber düştü.

“Spica-dono!”

Sylphia çabucak Spica’yı yakalamaya çalıştı, ancak durum daha da kötüye gitti. Bu dengesiz durum ile birinin dengesini düzeltmeye çalışmak kolay değildi. Spica’ya yardım etmeye çalışırken, Sylphia yoldaşıyla birbirine dolaşmış bir şekilde birlikte düşüyorlardı. Yuuto’nun, iki kişinin ağırlığını tutarken bu dengesiz kaya yüzüne tutunması çok zor olacaktı.

(Bu durumda!)

Düşündüğü ikinci fikirle beraber, Yuuto, düşen ikiliyi yakalamak için kullandığı “Uçuş büyüsünü” yaratmak için “Rüzgar Büyüsünden” rüzgarı ve “Lanet Büyüsünden ” azaltmayı birleştirdi.

” İkinizde yaralandınız mı?”

“Be-Ben özür dilerim. Size borçluyum Lordum. ”

Lordunun dikkatsizliğinin üstesinden gelmesine yardım etmesiyle, Sylphia aynı zamanda suçlu ve utanmış hissediyordu.

«…… Efendim, ilk başta uçabiliyorsanız, neden bizim duvara tırmanmamız gerekiyordu?

(CN:Hadi bunu da yanıtla Yuuto)

Spica Sylphia’dan daha keskin bir algıla, Yuuto’yu suçladı.

Cn:Heralde çevirdiğim en uzun bölümdü.Normal bir Light Novel bölümü diyebiliriz.Diğer bölüme bakıcam duruma göre birkaç bölüm atabilirim.

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm
0
Lightning Novel
error: Kopyalamak yasak kardeş !!
%d blogcu bunu beğendi: