SH Bölüm28: Hilekarlık

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Dağ Sırtı normal canavarlara nazaran son derece farklı ve eşsiz bir canavar türüyle dop doluydu.

Cüce cadı canavarları ,canavarların insana benzeyen türüne aitti.İnsana benzeyen olarak adlandırılan bu canavarlar, belli bir zeka seviyesine sahip olduklarından yaşam şartları nedeniyle topluluklar halinde yaşarlardı.Genellikle bu tür canavarlar birlikte yaşamayı ve zorluklara göğüs germekten hoşlandıklarını söylemek gerekir
Büyük Lamu Nehri Bölgesinde bulunan Dağ Sırtı basitçe birçok cüce cadı kabilesi tarafından işgal edilmişti.Durum son derece korkunç olmasa da,sonuç olarak cüce cadı kabilelerinin insanlardan nefret ediyor olmaları yeterliydi.Bazen birleşerek akınlar yaparlar hatta göklerin bile onların hedeflerini koruyamayacaklarını söylerlerdi.

Şimdi, büyük Xiong, zengin çocuk, şaşırtıcı bir şekilde cüce cadı canavarlarının bölgesine dalmak mı istiyordu? Li Yunmu, gerçekten büyük Xiong bu kadar cesur olduğu için hayranlığını dile getirebilmek için haykırması gerektiği mi yoksa bu kadar cahil olduğu için ondan korkmaya başlması gerektiği konusunda bir karara varamadı.

“Dostum, biz çoktan her şeyi hesapladık. Biz gök gürültüsü tanrısı savaş arabasını araç olarak kullanıyoruz, ayrıca, ablam gibi bir uzmana sahibiz, bu nedenle herhangi tehlikeli bir şey gördüğümüzde kolaylıkla kaçabiliriz.”

İnce kardeş ,gözlüğünü geri iterken durumu açıkladı.

“Evet Büyük Lamu Nehir Bölgesinde bulunan canavarlar dağınıktır ve dahası uygun bir şekilde yaptığımız araştırmaların sonucunda Dağ Sırtı alanında sadece cüce cadıların mevcut olduklarını öğrendik.Ne kadar büyük bir nüfusa sahip olsalarda güçleri çöp olan cüce cadılar hızlıca katkı puanı kasmak başka bir işe yaramazlar. Ha ha ha, şu anda katkı puanlarının önümüzde yığıldığını görebiliyorum….”

Çarpık dişli Qiang rüya görmeye başlamıştı.

“Evet, doğru!”

Li Yunmu gözlerini devirdi, gerçekten de bu üç moron hiç korkmamışlardı.Deniz Kaplayan ve Bakır Vücudun Gizemlerine sahip olan kendisinin korkması çok mantıksızdı.Biraz düşündükten sonra Li Yunmu sakinleşti.

Ayrıca ,büyük Xiong ve arkadaşları bir gerçeği ortaya koymuşlardı, tek bir cüce cadı çok zayıftır ve cüce cadıların problem olmasının tek nedeni saylarının fazla olmasıdır.Belki de burası hack makinesını kullanabileceği güvenli bir cennetti.

Li Yunmu savaş arabasının 3. sırasında oturuyordu, istemsizce yan tarafında oturan Lin Shuang a bir bakış attı. Lin Shuang hemen onun bakışlarını farketti ve soğuk bir sesle :

“Bana bakma en fazla siyah kristal seviyeli canavarlarla savaşabilirim.”

Dört gözlü ince kardeşin yüzü çaresizlikle titriyordu.Üvey kız kardeşinden son derece korkmuştu.Yolculuk boyunca gök gürültüsü tanrısı savaş arabasını süren büyük Xiong la yaptığı heyecanlı tartışma dışında kız kardeşinden korkusundan gıkını bile çıkarmaya cüret edemedi.Çarpık dişli Qiang ise arkaya gelip Li Yunmu ile konuşurkene Lin Shuang ı kesiyordu.

Delta gök gürültüsü tanrısı savaş arabası gerçektende 12. nesil arazi savaş arabalarının bir üyesi olmaya layıktı.İki büyük tekeri ile son derece hızlı bir şekilde her türlü dağ yamacını geçti ve yarım günden kısa zaman zarfında Büyük Lamu Havzasının derinliklerine girdiler ve Dağ Sırtına ulaştılar.

“Gerçekten de muhteşem bir dağ. Beşinci boyut çok büyük, buda onu görülmeye değer bir yer yapıyor.”

Beş kişiyi taşıyan savaş arabası yüksek bir tepede durduğunda hepsi olabildiğince bölgeyi tanımaya çalışıyorlardı.

Beşinci boyut ne kadar büyük olabilirdi? Şimdiye kadar insanlığın boyutları hakkında herhangi bir ölçüm yapamadığı söyleniyor. Bir başka deyişle göz alabildiğine uzanıyor da denebilir.

Dünyaya kıyasla çok daha büyük olduğu kesindi.

Uzun zamandır insanlığın boyutsal sınırı fethetmesiyle beraber insanlık için daha fazla yaşam açılacağı konusunda bir rüya vardı.Birkaç nesilin ardından bu büyük insanlar buraların kendilerine çok büyük geleceğini keşfettiler.

Beşinci Boyutta bir tabir vardır:

“Bitmek bilmeyen boyutsal canavarları öldürmek,uçsuz bucaksız sınırları araştırmak.”

Beşinci Boyut ancak böyle bir sözle tabir edilebilirdi.Boyutsal canavarlar ne kadar öldürürsen öldür yine her seferinde ortaya çıkacaklardır.Fakat eğer öldürmezsen sayıları katlanarak artacaktı.

Boyuttaki boyutsal canavarların sayısı sınırı geçerse, o zaman sınırı aşanlar boyutsal çatlaklardan geçerek Dünyaya ulaşabilirlerdi ki buda Dünyanın dengesini bozardı.

Bu tarihe kadar insanlık boyutsal canavarların varlığı ve nerden geldiklerine ilişkin bir cevap bulamadı.Fakat herkesin bildiği bir kural vardı ve bu,bir boyutta, boyut kuralları neticesinde sadece belli seviyedeki varlıklar yaşaması mümkün olabilirdi.

Belli bir sınırın üstünde olanlar boyuta giremezlerken,belli bir seviyenin üstünde güçle doğan canlılar boyut tarafından cezalandırılıyordu.

Örneğin ,beşinci boyutta ortaya çıkabilecek en güçlü boyutsal canavar veya canavar gökkuşağı kristal seviyesinde olabilir.Ayrıca, bu akış gelişimcileri içinde geçerlidir, eğer akış öğrencisi seviyesinin üstünde ki bir kişi boyuta girmeye çalışırsa boyut tarafından cezalandırılırdı.

Şu anda , Li Yunmu nun ayaklarının altında bulunan arazi çok büyük değişimler geçirmiş gibiydi.El değmemiş Dağ Sırtı birbirine karışan kocaman ağaçlara ev sahipliği yapıyor ve geniş arazide insan eli değmiş hiçbir yer yok gibiydi.

Büyük Lamu Nehri Bölgesi kesinlikle yeni akış gelişimcilerinin deneyim kazanmaları için paha biçilemez bir mekandı.Çoğu yerde, akış gelişimcileri,özellikle kırmızı ile işaretlenmiş 8-10 mil yarıçapındaki yerler dışında birden fazla boyutsal canavarla karşı karıya gelmezlerdi.Mesela şuan bulundukları Dağ Sırtı gibi.

“Sonunda mekana vardık. Herkes hazır mı? Katkı puanlarımız bizi bekliyor.”

Büyük Xiong sesli bir kahkaha attıktan sonra hayatta kalma savaş zırhını giyinmeye başladı, onu ince kardeş izledi.Çarpık Dişli Qiang sırıtarak onları takip etti.

Sonra üçü küçük bir saklama rozetinden gümüş renkli bir kutu çıkardılar.

“Bu ..bu…..?”

Li Yunmu bu kişilerin ani dönüşümü karşısında bir anlık şaşkınlığa düştü, aniden hızlı bir şekilde Çarpık Dişli Qiang gümüş kutunun koruyucu çerçevesini çıkararak aktif hale getirdi.

“Gümüş temelli avcı ekipmanı mı?”

Li Yunmu ağzından kaçırdı.

“He he, bunu biliyor gibisin.”

Çarpık Dişli Qiangın yüzünde kötü bir gülümseme parladı.

Kahretsin Kahretsin!

Li Yunmu gümüş temelli avcı ekipmanı gördüğünde kalbinin paramparça olduğunu hissetti.Bu üç ucube katkı puanı elde edebilmek için ne kadar para harcamışlardı?Bütün bunlar insanı deli edebilen ve saçlarını öfkeden dimdik yapabilen şeylerdi.

İttifakın düşük dereceli gümüş temelli avcı ekipmanına harcadığı üretim maliyeti 150,000 boyutsal para civarındaydı.

Li Yunmu nun ikileme düştüğünü farkeden Çarpık Dişli Qiang başını kaldırarak saçını geriye doğru ittikten sonra :

“En üst düzeyde madde kullanılmıştır, bu nedenle üretim maliyeti 450,000 boyutsal paradır.”

Bu kelimeler anahatarla temeli aktif hale getiren Çarpık Dişli Qiangın ağzından çıkmıştı.Bir anda gümüş taban sıvıya dönüştü.Avuç içinden başlayarak tüm vücuda yayıldı.

Birkaç saniyenin ardından Li Yunmu nun kafasının tasını attıran tepeden tırnağa zırha dönüşmüş zırhlı bir asker belirdi..

Bu bildiğin hilekarlıktı…aman tanrım!

Şimdi neden berbat bir yer olan Dağ Sırtına girmeye neden cesaret edebildiklerini anlayabilmişiti.Hatta Lin Shuangı neden savaş ekibine davet ettiklerinin nedeni bile belliydi,tüm hareketlerinin nedeni hile yapmak için en uygun yeri seçmekti.

Bugün sadece ilk gündü,buna izin verilir miydi?

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm
error: Content is protected !!