SH Bölüm 9: Efsanevi Sanal Gerçeklik Dünyası

7 Şubat 2018
0
Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Çevirmen: Kkraus

Deneme amacıyla, Li Yunmu ilk olarak soldaki figürü seçti ve modellemeye başladı.

En, avatarın vücut şekli, görünümü ve adı Sanal Gerçeklik Dünyasının beyni tarafından onaylandığından dolayı pek çok ayarlama yapmaya gerek yoktu.

Yapılan ayarlamalar ne olursa olsun, başkaları gerçek kimliğinizi kontrol ettiğinde sizi kolayca bulabilecekti bu nedenle Li Yunmu ayarlama yapmaya ihtiyaç duymadı.

Vücudunun şeklini daha güçlü ve uzun gözükmek için değiştirebilirdi hatta daha yakışıklı gözükmek için yüzünü şeklini değiştirebilirdi ve daha otoriter bir isim seçebilirdi

Ama ne anlamı vardı ki?

Ailesinin son zamanlarda karşılaştığı tehlikelerden sonra, Li Yunmu tüm bunları beyhude buldu; hemen sonra, kendi avatarını oluşturdu ve hızlıca bazı ayarlamalar yaptı daha sonra modellediği avatarı aktif hale getirdi.

Tabi ki, sol tarafta sessizce duran bu avatar tamamen parlak bir hale geldi.

Nitekim söylentilerde belirtildiği gibi bu basitçe bir başka oydu yani klonuydu. Onun vücudundaki gücün verisinden yakın zamanda uyandırdığı akış enerjisine hepsi tıpa tıp aynıydı.

Ancak…ne zaman sağ tarafta sessizce duran figürü seçtiğinde, sadece o zaman sistemin kurallarını bağlı değil kelimesini, altında yatan manayı/anlamı keşfetti.

Her türlü değişikliğe izin verildiği gibi bu değişikliklerde herhangi bir üst sınır olmaması onu beklentilerinin çok üstündeydi. Başka bir deyişle , her şey Li Yunmu’nun ne istediğine bağlıydı.

Figürleri istediği forma sokabilirdi, onu devasa bir yaratığa veya erkekken dişiye dönüştürebilirdi; o istediği sürece yaptığı tüm değişiklikler geçerli olacak ve bu hiçbir zaman Sanal Gerçeklik Dünyasının beyni tarafından engellenmeyecekti.

Tabi ki Li Yunmu profilini yükseklerde tutarak bela arayacak kadar aptal değildi. Eğer kendi gölgesini ciddi manada devasa bir yaratığa dönüştütrürse sistemin beyni onun üzerindeki farklılığı sezebilir ve araştırmalarını yoğunlaştırabilir, hatta bu olay İttifakın dikkatini bile çekebilir.

Nitekim, Sanal Gerçeklik Dünyasının kurallarını doğru bulmasa da, Li Yunmu tedbirli kalmayı tercih etti ve titiz bir şekilde yirmili yaş grubu seviyesine uygun bir avatar oluşturmaya çalıştı.

Yüz hatları mı? Normal bir yüze sahip olmak kimsenin dikkatini çekmemek adına mantıklı bir adım olurdu. Normal yüz hatlarıyla kimse kontrolün onda olduğunu tahmin etmeyecekti.

Beden mi?

Oh……bu üstüne kafa yorması gerken bir şeydi, sonuçta sağlam bir vücut dövüşler için elzemdir, bu yüzdende vücudunu tipik bir insanınkine benzetti.

Uzunluk 185 cm en ideal olanı, dar kesim bir kıyafet, dolgun bir vücut; baklavalar, v şeklinde bir beden, güçlü baldırlar, şık ve ince bir bel, uzun bacaklar, kuvvetli pazular…….isim olarak ne kullanabiliriz? Li Yun iyi gider!

“Sonunda kurulum ve avatar oluşumu tamamlandı!”

Li Yunmu avatarını oluşturduktan hemen sonra, sağında duran sessiz figür ışık yaymaya başladı ve aktifleşti.

“Dang, bu mu benim avatarım şimdi?”

Avatar aktifleşipte Li Yunmu onu gördüğünde ürkerek sendeledi.

Li Yunmu ilkin avatarı yapılandırırken bırak yakışıklı olmayı herhangibir estetik kaygısı gütmeden sade bir yüz şekli kullanmıştı; gel görki bu hatların bir insanın sahip olabileceği en uygun ölçümlerden oluşuyordu , avatarın tüm bedeni zayıf bir ışık parıltısı yayıyordu ve yüzündeki o dayanılamaz gülümsemesiyle çok çekici bir duruş sergiliyordu ki buna kimse karşı koyamayacaktı.

Ha, gerçekten sınırlarını aşıyordu.

Öyle ki herbir şey önceden sınırıları çizilmiş bir şekilde önüne geldiğinden bununla avunabilirdi. Bu günlerde avatarlar güçlü profil oluşturmak ve dikkat çekmek için olmasına rağmen Li Yunmu’nun ilk baştaki niyeti bunun tam tersiydi. Ama kimse kontrolün onda olduğunu bilmediği sürece sorun yoktu.

Bu hackli gizleme yönetmiyle Sanal Gerçeklik Dünyası algoritmasının hatta İttifakın denetimlerinin onun avatarının izini bulamayacağına ikna olmuştu.

Ama tam bir garanti de veremiyordu kendine.

“Gir.”

Avatarını kurduktan sonra bilinci birden hakiki Sanal Gerçeklik Dünyasına girmiş olan sol taraftaki avatara kaydı.

Gözlerini yavaşça açtığında etrafındaki her şey oradakilerle değişmişti, acaba bu kurgu karanlık çağdan önceki dünyaya ait efsaneler miydi?

Şuan aşırı gelişmiş müreffeh bir şehrin ortasındaydı. Etrafında sayısız gökdelenler, göz alıcı parlak neon ışıklar, havada asılı bir sürü farklı şekilde ve deyimde tabelalar vardı.

Li Yunmu böylesine gelişmiş bir şehirle karşılaşınca şok geçirdi. Orada bir süre dikilip kaldı.

Atalarının uygarlığı daha mı müreffehti/refahtı?

Gökyüzü orada burada parıldayan yoğun enerjiyle kaplı değildi ve o masmaviliğin kenarındaki gün batımının kendine has parlak kızıllığını görüyor ve sıcak güneşin samimiyetini hissediyordu.

Göl çok az bile kirli değildi hatta biraz odaklanınca dibi görünebiliyordu! Efsanelerde anlatıldığı gibi suyun ve gökyüzünün maviliği tek bir tonda birleşip biribirine karışıyordu.

“Hiç garip değil, Merkezi Kıtadaki her yetişkin bu Sanal Gerçeklik Dünyasına erişebilmek için servetler harcıyorlar. Ve işte bugün bu deneyimi tadabileceğim!”

Li Yunmu şok olduğu yerde görmemiş köylü gibi dikiliyordu, nedense bir müddet sonra kendine geldi ve o haline güldü. Bir zamanlar Merkezi Kıtanın bir parçası olan bu şehirde lakaytça gezinmeye başladı.

Söylendiğine göre, sanal dünyadaki zaman gerçektekine göre 3 kat daha yavaş akıyordu. Bir başka deyişle Sanal Gerçeklik Dünyasında geçireceği 1 saat gerçek dünyada 3 saat kaybetmesi demek oluyordu.

Zamandaki bu dengesizlik programın neden bu kadar rağbet gördüğünün başka bir açıklamasıydı, buraya erişimleri olmayan normal insanlara kıyasla onlar istedikleri gibi değerlendirebilecekleri 3 kat daha fazla zamana sahiptiler.

Sanal dünyanın Merkezi Kıtasında, bazen farklı kıtalara ait insalar görmek mümkündü. Merkezi Kıtada kısa bir zaman için dolaşırken farklı renk ve nesepten gelen o kadar çok insanla karşılaştı ki farklı bir evrende olduğunu düşünmeye başladı.

Sarışın mavi gözlü beyaz insanlar, siyah saçlı siyah insanlar, kahverengi saçlı insanlar, kahverengi gözler ve ten, yok olmuş kıtalardan yok olmuş nesiller, tıpkı Neptün insanlarının Kuzey Denizinden gelmesi gibi.

Aman Allahım!

Li Yunmu kendi sığ hayatını yeni fark etmişti. Dünya çok genişti, daha önce sadece kuyuda yaşayan bir kurbağaydı o an için.

Şu anki Merkezi Kıtada normalden fazla renk ve çeşit insan varken, hayatında en çok rengi ilk defa burada bir arada görüyordu.

Özellikle de yok olmuş kıtanın yokolmuş neslini, Kuzey Denizinden gelmiş Neptün İnsanlarını Li Yunmu ilk defa görüyordu.

Li Yunmu sırf bunu görmekle bile naifliği anlıyordu. Eski taassubi düşüncelerini yıkan yeni bir dünya oluşmuştu kafasında.

“Wow, baksana şuradaki yok olmuş kıtadan yaşlı boğa Zhi Zi değilmi? Bu taraftaki Savaş Tanrısı tapınağından Gu Gelie ile kapışmaya gelmiş. Söylentilere göre, bu tapındaktan 3 meşhur şövalyenin icabına bakmış, inanılmaz, yok olmuş kıtanın insanları yapılı bedenlere sahip olmalı, bizim Merkezi Kıtamızın insanları onu durdurabilir mi acaba…?”

Birdenbire insanlar ticari meydanında toplaştı ve yukarıdaki ekrana bakmaya başladılar.

“Evet, boyutsal savaş alanı!”

Li Yunmu insanların coşkusu karşısında kendine engel olamadı ve içinde kaynayan hamasi duygularla ekrandaki 2 mükemmel avatarın savaşını izlemeye başladı.

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm
0
Lightning Novel
error: Kopyalamak yasak kardeş !!
%d blogcu bunu beğendi: