Rüya Okulu – Bölüm 2 Hatıralar: Anne…

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Küçük kız annesinin başucunda uyuyakalmıştı. Annesi tüm gece boyunca ateşten yarı baygın halde yatmış soğuk terler dökmüş ve biricik kızının adını sayıklamıştı.

“Amy…”

Küçük kız gece boyunca annesinin yanından ayrılmamış. Ona ilaçlarını getirmişti. Ne yazık ki hastalığının son evresinde olan kadına ilaçlar pek fayda etmiyordu. Amy annesinin titreyen ellerini küçük ellerine kenetleyip sıktı.

“Anne her şey yolunda,iyileşeceksin.” Ne kadar çok bu yalanı tekrarlasa inanması o kadar kolay olurdu değil mi ? Bir süre duraksadı derin bir nefes aldı.” Ve bana tekrardan masal okuyacaksın.”

Amy’nin gözyaşları boğazında düğümlenmişti. Annesine ağlamayacağına dair söz vermişti ama kendini tutmakta zorlanıyordu. Biriken gözyaşları yüreğine akıyor ve adeta bir lav topu gibi yüreğini yakıyordu.

Amy annesinin karşında duran sandalyeden kalktı.Yanından ayrılmak onun için çok zordu ama okula gitmesi gerekiyordu.Hem o okuldayken  yan komşuları olan hafif tombul kadın annesine yemek getiriyor ve ona zaman buldukça yardımcı oluyordu.

Amy çıkmaya hazırlanırken kapı çaldı. Kapıyı açtı.

“Perla teyze er-” sözünü bitiremedi çünkü karşısında duran yan komşuları değil ev sahipleriydi.

“Amy annen evde mi? Onunla konuşmalıyım.”

“Bay Moria biliyorsunuz annem hasta. Onunla konuşmanız gereken konuyu bana söylerseniz ona iletirim.”

Yaşlı adam derin bir iç çekti ve kendisinden beklenilmeyecek derecede yumuşak bir ses tonuyla konuştu.

“Kiranızı üç aydır ödemiyorsunuz.Sizi evden çıkarmak zorundayım.”

Amy anlayışla başını salladı.” Anneme ileteceğim Bay Moria, iyi günler.”

Kapıyı yavaşça kapattı ve annesinin yanına döndü. Okula geç kalmak üzereydi ama kafası o kadar doluydu ki okul hakkında endişelenemedi. Gözleri dolmuştu ağlamayacaktı ama gözlerindeki yaşlar ona itaat etmediler. Yanakları gözyaşlarıyla ıslanırken belki ilk defa sesli bir şekilde ağladı.O daha küçük bir çocuktu ama kendini bildi bileli yaşının getirdiklerini taşımıyordu. Hep daha olgun , daha içine kapanıktı. Hiçbir zaman istediği şeyleri elde edememişti ama şuanda bunun bir önemi yoktu. Annesi ölüyordu.Gözlerinin önünde en değer verdiği kişi,tek varlığı ölüyordu. Amy inanamayarak başını salladı. Annesinin yanına koştu ve onun burnundan ve kulaklarından akan siyahımsı koyu kanı gördü. Başı dönüyordu. Sanki gerçeklik denizinde boğuluyordu ve tutunabileceği hiçbir şey olmadan denizin dibini boyluyordu.

” Amy…” Annesi kalan son nefesini bu kelimelere harcamıştı.

“Anne! Buradayım,anne ölme,yanındayım iyi olacaksın…” Artık sesi acı ile inliyordu. Bir rüya olmasını umdu. Annesine baktı ve sadece derin bir rüyada uyuyor olmasını umdu.

Ağladı,bağırdı ve kendini şu sözlerle avuttu:”Bu bir rüya,gerçek değil,annem yaşıyor sadece yorgun o uyuyor.” Ve uykusundan uyanmak için kafasını duvarlara vurmaya başladı ta ki alnı kanayana kadar. Amy ellerini kanayan alnına dokundurdu. Küçük avuçları kanla kaplanmıştı sanki bir kutu boyaya elini daldırmıştı.

Bir kaç dakika sessizlikten sonra kapıdan bir klik sesi duyuldu.Gelen Perla teyze olmalıydı. Çünkü evin yedek anahtarı onda duruyordu.

“Amy tatlım evde misin,sesleri duydum ve-” Tombul kadın elindeki tencereyi yere düşürüp tiz bir çığlık attı. Bir Amy ve kanayan alnına bir de annesi ve kanı ile ıslanmış yastığına bakıyordu.

“Burada ne oldu böyle!”

Kadın Amy’nin yanına koştu ve onu sakinleştirmeye çalıştı gözlerinden şaşkınlık korku ve üzüntü okunuyordu.

“Perla teyze annem ne zaman uyanacak?”

Kadın çocuğu göğsüne bastırdı. Bu bir şefkat göstergesiydi ama bunu yapmasının tek nedeni bu değildi. Amy’e ne söyleyeceğini bulmak ve akan gözyaşlarını görmesini engellemek için bir bahaneydi.

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm