IGE Bölüm265: Büyükbaba Ye

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Bölüm265: Büyükbaba Ye

 

Dugu grup mu?

 

Çevredeki seyircilerin bu gencin söylediğini duyduğunda ifadeleri değişti. Hepsi geriye doğru onlarca adım attılar.

 

Kar İmparatorluğu içinde çok uzun geçmişe sahip ailelere ait altı finans örgütü vardı. Onlar imparatorluk kurulmadan önce büyük bir tarikattan daha az olmayan bir geçmişi olan varoluşlardı. Onların akıl sır etmez derinlikleri vardı. Dugu finans örgütü bu gruplardan biriydi.

 

Özellikle Dugu örgütünün eski kuşak lideri –[Kar Ülkesi Hap Tanrısı] Dugu Quan idi. Hap sanatlarıyla İmparatorluğun bir numaralı hap ustası olmuş ve İmparatorluk ustaları grubuna girmişti. O zamandan beri Dugu örgütünün gücü ve etkisi daha da artmıştı.

 

Bu yıllarda Dugu örgütünün uyguladığı etki çemberi sadece Anka şehrindeki aileler ile sınırlı değildi. Etkileri imparatorluğun tüm büyük eyaletlerine yayılmışken şanları kara boyunca yayılıyordu.

 

Böylesine güçlü bir figürün desteğiyle Dugu örgütünün işleri halletme yolu zorbacaydı.

 

Bir anda Dugu örgütünün bazı rakipleri tamamen ortadan kaybolmuştu.

 

Çünkü bu iki gencin Dugu örgütünün genç ustaları olduğunu duymuşlardı ve çevredeki kalabalık aceleyle kaçıştı. Eğer bir kavga patlak verirse ve Dugu örgütü bir şeyler yaparsa böyle bir karşılaşmaya sürüklenmiş olmaları hiçte akıl karı olmazdı.

 

“Sen de kimsin?” Wen Wan dişlerini temizlerken onlara bakmadı bile. “Korkarım burası müdahale edebileceğiniz bir yer değil.”

 

“Sen…” Zengin genç adam öfkeli bir şekilde sertçe cevap verdi.

 

Biraz daha yaşlı görünen genç adam diğer genç kardeşini başını sallayarak tuttu. O kardeşinin yanına gelerek bir adım öne attı ve ellerini kenetledi: “Ben sizin adınızı öğrenebilir miyim? Eğer hizmetçilerimiz yanlış yaptıysa ve sizi rahatsız ettiyse lütfen onları bağışlayın.”

 

Wen Wan ona baktıktan sonra başını salladı. “İşleri iyi bir şekilde nasıl halledeceğini biliyorsun.” O yanındaki Bai Yuanxing’i ü işaret ettikten sonra ü güldü: “O Beyaz At Kulesinden Marki Ye’nin adamlarından birisi. Dugu örgütünüzün işine müdahale etme gereksinimini karşılıyor mu?”

 

Bai Yuanxing’in yüzü anında kızardı.

 

Onun adının herhangi bir önemi yoktu. Subay Wen Wan sadece onunla oynuyordu. Wen Wan’ın Marki Ye’nin ismini kullanmasının belki de bu durum üzerinde bir etkisi olurdu.

 

Ayağa kalkıp açıklamak üzereydi.

 

O anda –

 

“Ne?” Zengin giyimli genç efendi bunu duyduğunda şaşırdı. Onun bakışları Bai Yuanxing’e indi ve onu değerlendirdi. Sonra saygıyla onu selamladı: “Usta Bai’nin burada olduğunu bilmiyordum, Dugu Tianxin Usta Bai’ye saygısını sunar.”

 

Ne?

 

Bai Yuanxing tamamen afalladı.

 

O buna bir tepki verememişti.

 

Ne… Yani onun ünlü olduğunu mu düşünüyordu?

 

Fakat henüz bitmedi.

 

“Dugu Dixiu, Usta Bai’ye saygısını sunar.” Bai Yuanxing’in ismini duyduktan sonra ilerdeki kibirli zengin genç usta anında önemli bir şeyi kavramış gibi göründü. Tüm saygısızlığı ve kibri ortadan kayboldu ve içtenlikle saygılarını sundu.

 

“Usta Bai’ye saygılarımızı sunuyoruz.”

 

Diğer muhafızlar anında silahlarını indirdiler ve saygıyla onu selamladılar.

 

Aslen burada sadece izleyici olan insanlar tamamen afallamıştı.

 

Neden bu ortalama ve normal genç adam büyük bir arkaya sahip gibi görünüyordu? Dugu örgütünün iki genç üstadı bile ona saygılarını sunmuştu.

 

Kafası karışık bir durumda olan Song Qingluo da afalladı.

 

Wen Wan ne olacağını zaten biliyormuş gibi görünüyordu. Yüzünde bir şaşkınlık yerine bir gülümseme vardı.

 

“Bu…” Bai Yuanxing nasıl tepki vereceğini bilmiyordu.

 

Dugu Tianxin bir kez daha saygıyla eğildi: “Lütfen biz Lord Ye’ye saygımızı sunuyoruz. Bir kaç gün önce Youyan Sınırına geldiğimizden beri Lord Ye her zaman izole eğitimindeydi bu nedenle onu rahatsız etmeye cüret edemedik. Usta Bai lütfen Lord Ye’ye bizi affetmesini söyleyin. ”

 

Bai Yuanxing sonunda anlamıştı.

 

Dugu örgütünün insanları Marki Ye yüzünden çok saygılıydı.

 

Bu Bai Yuanxing için mantıklı görünüyordu.

 

Bai Yuanxing’in kalbinde Mesele Ye Qingyu olduğu sürece ne kadar saçma sapan olursa olsun her şey inandırıcıydı.

 

Başlangıçta şaşkındı çünkü Marki Ye’nin Dugu örgütü ile herhangi bir ilişkisi olduğunu düşünmemişti. Fakat şimdi Dugu örgütün iki genç ustasının bu kadar saygılı olduğunu görünce bunu sakince kabul etti.

 

“Marki Ye hala kapalı izole eğitiminde. Bunun ne zaman biteceği bilinmiyor. Marki ortaya çıktığında ilk anda kesinlikle ilk sizlere haber vereceğim.” Bai Yuanxing ne astmış ne de üstmüş gibi görünmeyecek bir tonda cevap verdi.

 

“O zaman Usta Bai’ye bu konuda çok müteşekkiriz.” Dugu Dixiu ve Dugu Tianxin anında çok sevindi.

 

Dugu ailesinin şu anki lideri hayatının en güzel zamanlarındaydı ve büyük bir canlılık doluyken birçok eşe sahipti. Her ne kadar o ikisi ilk karısının oğulların olsalar da anneleri uzun yıllar önce vefat etmişti. Ailedeki pozisyonları yavaş yavaş düşmüştü ve diğer eşlerden doğan oğullar da ikisinin konumunu tehdit etmeye başlamıştı.

 

Soyluların işleri karmaşıktı. Diğer insanların gözünde Dugu örgütünün güçlü genç ustaları istedikleri her şeyi yapabilirlerdi. Fakat gerçekte?

 

Suyu içen kişi onun sıcak mı yoksa soğuk mu olduğunu en iyi bilen kişiydi.

 

Onlar bu sefer Dugu örgütünün Gururlu Gökyüzü Merkezindeki temsilcisi olma hakkını elde etmek için büyük çaba harcamışlardı.

 

Bunun en önemli sebebi önceki aile reisi Dugu örgütünün mevcut sütunu [Kar Ülkesi Hap Tanrısı] Dugu Quan’ın Youyan Sınırına gelmiş olmasıydı. Dugu Quan zaten aile işlerine karışmıyordu ama aile içinde hala mutlak güçtü. Dugu kardeşler her zaman dedeleriyle iyi bir ilişkiye sahiplerdi bu nedenle bu fırsatı ilişkilerini daha da derinleştirmek için kullanmak istemişlerdi.

 

Kim onların Youyan Sınırına geldiklerinde büyükbabasının bir Marki ile yeminli kardeşler olduğu haberini duyacağını düşünürdü ki.

 

İki kardeş büyükbabalarının mizacıyla Markiyi yeminli kardeşi olarak tanıdığından aile reisinin bile bu küçük Markiye amca demek zorunda kalacağını biliyordu.

 

Bu gerçeği Bildiklerinden Ye Qingyu olarak adlandırılan Markinin geçmişini incelediler ve gözlemlediler.

 

Ayrıca Lin Qingyi ve Mağaza sahibi Sui’den de bazı bilgi aldılar. Bu İkisi Ye Qingyu’nun geçmişini ve hikâyesini bütünüyle anlattı ve iki kardeşe büyük bir korku verdi. Onlar bu küçük Markinin hiç de basit olmadığını anlamışlardı. Büyükbabalarıyla yaptıkları görüşme ve konuşmalardan sonra büyükbabalarının, Ye Qingyu’ya karşı tutumunu da doğruladılar. İkisi Ye Qingyu da bekledikleri ve amansızca aradıkları fırsatı gördüler.

 

İkisi öncelikle büyükbabalarının yeminli kardeşiyle aralarındaki ilişkiyi derinleştirmeye karar verdiler.

 

Fakat bu Günlerde Ye Qingyu’nun kapalı izole eğitiminde olduğunu duydular bu nedenle onu rahatsız etmeye cesaret edemediler.

 

Kim onların astlarının Büyükbaba Ye’nin bazı astlarının gazabını kışkırtacağını düşünürdü ki…

 

Dugu Dixiu ve Dugu Tianxin kalplerinde endişelenmeden edemediler.

 

“Bizim altımızda cahil ve onlar Usta Bai’yi gücendirmişler. Döndüğümüzde kesinlikle onlara bir ders vereceğiz.” Şu anda Dugu Tianxin Song Zhi ve diğerlerini parçalara ayırma niyetine sahipti.

 

Bai Yuanxing başını salladı. “Beni kızdırmadılar sadece efendimin sevgilisini taciz ettiler. Ben onların özür dileyeceğini umuyorum.”

 

Bitirmeden önce bile.

 

Pok!

 

Şu anda dişlerini temizleyip şovdan zevk alan Wen Wan neredeyse bir şeyler tükürecekti. Kürdan ağzına yapıştı.

 

Bu Bai Yuanxing gerçekten çok geç anlayan birisiydi. Daha önce onunla alay etmişti ve o ciddi olduğunu düşünüyordu. Wahahah, o birdenbire Küçük Ye’ye bir sevgilisi yaptı. Haha, bu konu… Gerçekten çok ilginçti.

 

Wen Wan daha da ilgili bir şekilde olaylara bakmaya başladı.

 

Yan taraftaki Song Qingluo’nun beyaz ve enfes küçük yüzü şu anda cehennem kadar kırmızıydı. Kafasını utançtan kaldıramıyordu bile.

 

Ne Zaman Ye Qingyu’nun sevgilisi olmuştu?

 

Diğer tarafta.

 

Dugu Dixiu ve Dugu Tianxin bu durumun karmaşıklığını anlayamamıştı.

 

Onlar Bai Yuanxing’in sözlerini duyduklarında kalpleri gümlemeye başladı. Bu kelimelerle neredeyse akıllarını kaçıracak kadar korkmuşlardı.

 

Diğer her şeyi göz ardı edersek eğer büyükbabaları bu durumu öğrenirse büyük olasılıkla iki kardeşin bacaklarını kırardı.

 

“Gel. Song Zhi ve o hayvanları buraya getir.” Dugu Tianxin o kadar sinirlenmişti ki neredeyse dişleri kırılacaktı.

 

Song Zhi ve diğerleri hala ne olduğunu fark etmemişlerdi. Herkes akıllarını kaybedecek kadar korkarken bedenleri titriyordu hatta onlar bir cümle bile kuramıyorlardı. Özellikle Song Zhi zihni tamamen boşalmıştı. Song Jiannan’ın bu kadar iyi bir destekçisi varsa neden onu başsız bir sinek gibi rahatsız etmişti ki, o bir domuz muydu?

 

“Us-Us-Ust… Usta… Ben…” Song Zhi elleri ve bacaklarıyla sürünüyordu.

 

Dugu Tianxin onu tekmelerken onun bakışları bir kılıç kadar soğuktu. “Onu ölünceye kadar dövün.”

 

Soylu ve zengin bir ailenin genç ustası olarak acımasız yöntemleri kullanmaya alışkındı. O çevresinden ve deneyimlerinden etkilenmişken kesinlikle tereddüt etmeyecek ya da bir şeyleri yarı yolda bırakmayacaktır. Acımasız olması gerektiğinde kesinlikle bir merhamet izi bile göstermezdi.

 

“Ah, Usta yapma, ben…”

 

Bitirmeden önce.

 

Çevredeki uzmanlar harekete geçti. Kılıçlarının kabzalarını değnek olarak kullanarak bu kişiyi anında uğursuz bir niyetle kuşattılar ve kanlı bir et parçası olana dek onu dövdüler.

 

Diğer dalkavuklar böyle bir sahneyi gördükten sonra akıllarını kaybedecek kadar korktular. Dugu kardeşleri çağırmış olan kişinin yüzü bir macun kadar solmuştu ve boncuk boncuk terliyordu. Kaçmak istedi ama bacaklarında güç yoktu. Dünya çok genişti fakat Dugu örgütünü gücendirmiş hiç kimse yaşayamazdı.

 

“Onların hepsini döverek öldürün.”

 

Dugu Dixiu’dan buz gibi bir ses çıktı.

 

Song Qingluo iyi kalpli biriydi ve kızlar özellikle yumuşaktı. O kendi kötü kaderinin bu insanların üzerinde görünmesine katlanamadı. O yan tarafta ki Wen Wan tarafından durdurulduğunda bir şey söylemek üzereydi.

 

“Başkalarının gücüne dayanan bu hayvanlar tamamen kötü niyetli. Eğer onları bugün serbest bırakırsan gelecekte yine kötü davranışlarda bulunacaklar. Kesinlikle zorbalık yapacaklar ve bugün yaptıkları gibi başkalarını taciz edecekler.” Wen Wan sertçe konuştu. “Sana bugün bir ders vereceğim ve bu bir kadın gibi merhametli olmaman için. Özellikle bu tür çöpler için. Bu konuda Küçük Ye ile karşılaştırılamazsın.”

 

Song Qingluo tereddüt ettikten sonra bilinçsizce başını salladı.

 

“Ben sizin kim olduğunuzu merak ediyorum?” Dugu Tianxin ellerini kenetleyerek konuştu.

 

Wen Wan derin bir insanın alaycı tavrıyla güldü. “Ah, ben sadece küçük bir karakterim. Öncüllerden kovuldum ve daha yeni Marki Ye tarafından kabul edildim.”

 

“Ah…” Dugu Tianxin başını salladı.

 

Wen Wan devam etti: “Ben senin Büyükbaban Ye ile çok yakın bir ilişkiye sahip değilim. Ben daha önce sadece bir süreliğine ona gelişim konusunda eğitim verdim…”

 

Dugu Dixiu ve Dugu Tianxin’in ifadesi değişirken neredeyse onun önünde diz çökeceklerdi.

 

Ye Qingyu zaten büyükbabalarının yeminli kardeşiydi hiyerarşiye göre ona büyükbaba demeleri gerekiyordu. Bu Kişi Ye Qingyu’nun ustasıysa ve bir usta bir baba gibiyse, bu kişi ataları olmuyor muydu?

 

Bu aile hiyerarşisi çok karmaşıktı.

 

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm