IGE Bölüm230: Bir fırsat

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Bölüm230: Bir fırsat

 

Ye Qingyu hafifçe kafasını kaldırdı ve mağaza sahibi Sui’ye bir bakış attı. Onun kanısına göre mağaza sahibi Sui onun son derece sakin ve cin gibi bir kişiydi. Şu anda sanki bir şey tarafından kışkırtılmış ve tahrik edilmiş gibi yüksek sesle bağırıyordu. Bu onun kişiliğine uygun değildi. Yanlış bir şey söylemiş olabilir miydi? “Yan etkisi olmadan içsel yuanı artıran bir hap mı?” Mağaza sahibi Sui derin bir nefes alarak konuştu. “Dostum, belki de bazı sıkıntılarla karşılaştın ve paraya ihtiyaç duyuyorsun. Yüz Bitki Salonu sana biraz yardım sağlayabilir ama buraya bir sahtekârlık yapmak için gelmemelisin. Ben deneyimli olmayabilirim fakat haplardan biraz anlarım. Az önce tarif ettiğin hapın bu dünyada var olması imkânsız. ”

 

Bunu söylerken bakışları, Ye Qingyu’nun tepkisini şimşek gibi inceliyordu.

 

Ye Qingyu tereddüt ederken hiçbir şey söylemedi.

 

Mağaza sahibi Sui bu gizemli insanın bir sahtekârlık yapıyor olduğunu düşündüğünden, metal gıcırdaması gibi sesiyle tekrar konuştu. “Gerçek olup olmadığını bir test belirleyebilir.”

 

Mağaza sahibi Sui afallamıştı.

 

Onun inancı birdenbire hafifçe sarsılmıştı.

 

Önündeki beyaz cüppeli gizemli kişinin aurası hem bir abis kadar derin hem de bir dağ zirvesi gibi yükseliyordu. Besbelli yuan qi dalgalanmalarını dikkatlice gizlemişti fakat Mağaza sahibi Sui hala bu kişinin gücünün normal olmadığını hissedebiliyordu. Başlangıçta biraz para kazanmaya çalışan bir uzman olduğunu düşünmüştü fakat bu kadar sakin olacağını hayal edememişti… Haksız yere onu suçlamış olabilir miydi?

 

Mağaza sahibi Sui derin nefes alarak bir kez daha doğruladı. “[Mistik Cennet Hapının] etkileri sadece otuz Ruh Pınarı olan bir uzmanın gelişimini yarım yıl arttırmıyor aynı zamanda sonradan herhangi bir etkisi de yok? Öyle mi? ”

 

Ye Qingyu başını salladı.

 

“Sen böyle bir hapın ne kadar Cennete karşı olduğunu biliyor musun? Çin Mersini tarikatının gizlilik içinde tutulan bir numaralı yuan qi yükseltme hapı [Cennet Kavrama Hapının] bile böyle korkutucu bir niteliği yok. Birisi onu yuttuğunda gerçekten yuan qi’si artar fakat yuan qi’si kirli ve bulanık olur. Birisinin tüm safsızlıktan tamamen arınması için üç aya ihtiyacı olur. Bir [Cennet Kavrama Hapı] zaten çok değerli bir hazinedir… ” Mağaza sahibi Sui inançsızlıkla devam etti.

 

Ye Qingyu birdenbire ayağa kalktı.

 

“Diğer insanlar bunu yaratamayabilirler fakat bu ustamın onu yaratamayacağı anlamına gelmez.” O kukuletasının altından konuştu. “Nefesimi boşa harcamak istemiyorum. İster al ister alma, bana bir cevap ver.”

 

Mağaza sahibi Sui’nin iddiası aniden durdu.

 

Ye Qingyu’ya baktığında onun kendine olan güçlü güvenini hissetti. Onun dik başlılığı kendi insancını sarsmıştı.

 

“Güzel…” O bir adım geri attı. “O zaman bahsettiğin hap… Onu getirdin mi?”

 

Ye Qingyu elini açtığında elinde parlayan bir ışık titreşti.

 

Yeşim yeşili Ejderha Gözü büyüklüğünde iki hap avucunda ortaya çıktı. Onlar [Mistik Cennet Hapı] idi.

 

Ye Qingyu tıbbi niteliklerinin dağılmasını önlemek için hapların kokusunu [Bakır Kazanın Cennetsel Dünya Tek İradesine] göre mühürlemişti. Yeşil ince bir tabakanın altındaki iki hapın sahip olduğu mistik aura onların hafifçe parlamasına sebebiyet veriyordu. Onların görünüşü kesinlikle ikna ediciydi.

 

Mağaza sahibi Sui’nin bakışları tekrar iki [Mistik Cennet Hapına] toplandı.

 

Neden olduğunu bilmese de bu iki yeşim yeşili hapı gördüğü an kalbi hızlıca gümlemeye başlamıştı.

 

“İki hap. Biri burada satman içinken diğeri de hapın özelliklerini test etmek için.” Ye Qingyu iki [Mistik Cennet Hapını] Mağaza sahibi Sui’nin önüne yerleştirmek için içsel yuanını kullandı. “Başlangıç fiyatı yüz bin altın, ne kadar yüksek o kadar iyi. Yüz Bitki Salonu komisyon olarak yüzde beşini alabilir. Ben burada üç gün boyunca satışa çıkaracağım eğer üç gün içinde hiçbir alıcı olmazsa, başka bir yere gideceğim… Depozitoya ihtiyacım yok. ”

 

Mağaza sahibi Sui içgüdüsel olarak iki [Mistik Cennet Hapını] aldı, sonra sordu “Eğer satılırsa sizinle nasıl iletişim kuracağım?”

 

Ye Qingyu zaten kapıya ulaşmıştı. O bu kelimeleri duyduğunda dönmedi. “Üç gün içinde geri döneceğim.” Onun figürü bu sözleri söylendiğinde zaten kapıdan kaybolmuştu. Mağaza sahibi Sui afallamıştı, o kapıya ulaştığında bu gizemli figür zaten ortadan kaybolmuştu.

 

Gerçekten garip bir insandı.

 

Fakat bu iki hap…

 

Mağaza sahibi Sui avucunda ki hapları dikkatli bir şekilde inceledi.

 

O sadece şimdi hapların hiçbir tıbbi koku yaymadığını fark etti.

 

“Üç çeşit hap vardır. Bunlar Tıbbi Haplar, Ruh Hapları ve Dao Haplarıdır. Tıbbi Haplar bir kokuya sahiptir fakat Ruh Hapları ve Dao Hapları kokusuzdur. Bu iki [Mistik Cennet Hapı] efsanevi Ruh Hapı olabilir mi?”

 

Mağaza sahibi Sui bunu düşündüğünde rahatlığını kaybetti ve kıkırdadı.

 

Bu nasıl mümkün olabilirdi.

 

Ruh Hapları ve Dao Hapları dünyada nadiren bulunurdu ve çok kıymetliydi. Onun tarafından nasıl kolayca keşfedilebilirdi.

 

Bu haplara gelince gerçek miydiler?

 

Eğer gerçekten o kişinin tanımladığı gibiyse bu [Mistik Cennet Haplarının] değerini tahmin etmek imkânsızdı. Haberin yayılmasından sonra sayısız insanın uğruna savaşması ve kan dökmesine yeterliydi. İmparatorluğun İmparatorluk ailesi ve büyük tarikatlar bile bunun tarafından cezbedilirdi. Bu kesinlikle Yüz Bitki Salonun pozisyonunun hızla yükselmesi için bir fırsattı… Fakat büyük ihtimalle her şey sahteydi.

 

Mağaza sahibi Sui ayrıca yarı-eğitimli bir hap hayranıydı.

 

Bunları düşündüğünde bu konu hiç de küçük değildi. O kendi başına bir karar verememişti.

 

“Genel merkezle iletişime geçmeli ve onlardan inceleme için bir Hap Ustası göndermelerini istemeliyim.” Mağaza sahibi Sui bunu düşünceden sonra bazı riskler alması gerekse bile denemesi gerektiğini kararlaştırdı. Gerçek, onun kaderi hızla göklere yükselirdi.

 

O iki [Mistik Cennet Hapını] uzaysal yüzüğün içine dikkatlice yerleştirdikten sonra antik bir ağacın kökünden oyulmuş ok şeklinde bir plaka çıkardı. Onun ön yüzünde üç büyük antik karakter olarak [Yüz Bitki Plakası] yazılmıştı ve diğer tarafı tamamen boştu. Mağaza sahibi Sui parmak ucunu bir fırça olarak kullandı ve Yüz Bitki Salonunun sadece daha üst kademelerinin anlayabileceği bir Formasyon kodu yazdı ve sonrasında [Yüz Bitki Plakasını] etkinleştirmek için içsel yuanını kullandı. O elde ettiği bilgileri gönderdi.

 

“Genel merkezden gelecek olan Hap Ustası en geç yarın akşam gelmiş olur. O zaman her şey açıklığa kavuşacak.”

 

O her şey bittikten sonra hala uyumsuzluk hissediyordu. Yaptığı şeyin doğru olup olmadığını bilmiyordu.

 

Mağaza sahibi Sui hafif bir iç geçirişle döndü ve kapıdan çıktı.

 

… … … …

 

İki saat sonra.

 

Beyaz at Kulesi.

 

Ye Qingyu meditatif durumundan kalkmıştı.

 

Ye Qingyu bir saat önce Yüz Bitki Salonundan döndüğünüzden beri nefes tekniği eğitimini zaten bitirmişti. Sadece şimdi kalbi sakinleşmişti ve Mağaza sahibi Sui ile kendisi arasında geçen konuşmaların uzun uzadıya düşünüyordu.

 

Eğer bitki mağazasının yöneticisi ona yalan söylememişse bu önemli bir bilgi elde etmiş olduğunu gösterirdi.

 

[Mistik Cennet Hapının] değeri onun ilk hayal ettiği şeyi çok aşmıştı.

 

O aslen bir dövüş sanatçısının yuan qi gelişimini arttırmak için kullanılan hapların çok sıradan olduğunu düşünmüştü. Sonuçta hap sanatının başından günümüze kadar sadece iki ana amacı vardı— hastalıkları tedavi etmek ve kişinin gelişimini arttırmak. Antik çağlardan beri sayısız hap formülü yaratan sayısız yetenekli Hap Ustası vardı. Bununla birlikte en yaygın genel olarak bu iki kategoriye ayrılıyordu.

 

Ye Qingyu’nun değerlendirmesine göre [Mistik Cennet Hapının] etkileri iyiydi fakat bu sadece diğer hapların etkileri arasında orta sınıf olarak sayılabilirdi.

 

Fakat Mağaza sahibi Sui’nin tepkisi çok çılgıncaydı… ”[Mistik Cennet Hapının] değerini gerçekten küçümsemiş olabilir miyim?”

 

Ye Qingyu bunu tamamen anlayamamıştı.

 

Sonuçta hap rafine etme konusunda herhangi bir eğitimi ya da öğretimi yoktu. O yolu bulmak için sadece kendine güvenmişti. Bildiği her şey antik hap formülünün yanı sıra [Hap Mantrasından] geliyordu. Bunun dışındı İmparatorluk içindeki Hap Ustaları ve hapların genelde nasıl etkileri olduğu konusunda da çok net değildi. Ye Qingyu öldürdüğü [Gök Mavisi Anka Hap Kralı] Chen Moyun’dan başka bir Hap Ustasıyla karşılaşmamıştı.

 

Ye Qingyu bugün[Mistik Cennet Hapını]  mecbur olarak Yüz Bitki Salonunda satışa yerleştirmişti.

 

Daha önce edindiği malzemeler ve ruh bitkileriyle en fazla yüz tane [Mistik Cennet Hapı]oluşturabilirdi. Dahası bu hapları yaparken yüzde yüz başarı oranına sahip olmasıydı. O bu kadar [Mistik Cennet Hapıyla] gelişimini en fazla yarım ay boyunca destekleyebilirdi. Daha fazla yapmalıydı daha fazla hap rafine etmek için daha fazla malzeme ve bitki elde etmesi gerekiyordu. Fakat sorun şuydu ki, Ye Qingyu’nun Marki olduğunda verilen ödül de dâhil bütün zenginliği tamamen bitmişti.

 

Biraz düşündükten sonra, daha fazla para kazanmak için sadece [Mistik Cennet Hapını] satışına bel bağlayabilmişti.

 

Eğer bu işe yararsa, Ye Qingyu gelişim ihtiyaçlarını bir süre karşılayabilirdi.

 

O gereksiz sıkıntıları önlemek için hap rafine edebildiğini ortaya çıkarmak istememişti. Bu yüzden yüzünü örtmüş ve gerçek kimliğini gizlemişti.

 

“Antik çağlardan beri yoksul olan insanlar yükselmeyi zor bulmuşlardır. Fırsatlarının olmamasının yanı sıra halk çok fakirdi. Onlar gelişim için gerekli olan büyük kaynakları karşılayamazlardı. Birisi bunu Ruh Pınarı aşamasında fark etmeyebilir fakat bir dövüş sanatçısı elli Ruh Pınarı üzerine ulaştığında, ne kadar gelişim kaynağına ihtiyaç duyacağı meçhul. Ben birçok tesadüfi karşılaşma yaşadığım için şanslı sayılabilirim. Fakat ben bile param olmamasından endişelenirken benim kadar şanslı olmayan insanlar ne yapacaklar? ”

 

Ye Qingyu başını iki yana sallarken iç geçirdi.

 

Onun Marki pozisyonu vardı fakat her ay aldığı altın miktarı yeterli olmaktan çok uzaktı.

 

Gelişim aslında Cennetlere meydan okumaktır. Başarılı olmak istiyorsan zenginlik, arkadaşlar, statü ve yasalar dört önemli faktördü. Eğer sende birisi bile eksik olsa gerçekten başarılı olman çok zordu.

 

Ye Qingyu bugün nihayetinde bunu bizzat deneyimlemişti.

 

“Bu [Mistik Cennet Hapı] Mağaza sahibi Sui’nin söylediği kadar değerliyse, o zaman gerçekten iyi satmalı değil mi? Ayarladığım fiyat, yüz bin altın çok ucuz olabilir …”

 

İblis Kralı Ye biraz kendisiyle anlaşmazlığa düşmüştü.

 

O anda—

 

Ki! Ki! Ki!

 

Sessiz odanın penceresinden tuhaf bir pençe kazıma sesi geldi.

 

“Usta, woof, woof, pencereyi aç, ben geri döndüm …”

 

Dışarıdan aptal köpek Küçük Dokuz’un sesi gelmişti.

 

O sonunda geri döndü.

 

Ye Qingyu kendi kendine kafasını sallarken bir yandan da haplara ilişkin konuları düzenliyordu. O sessiz odanın savunma Formasyonlarını kaldırmaya gitti ve taş pencere yavaşça yükseldi.

 

Birisi Küçük Dokuz’un bir hırsız gibi sinsice pencere eşiğine tırmandığını görebilirdi. O pencere açıldıktan sonra arkasına baktı ve sonra çok hızlı bir hareketle içeri zıplayarak, Ye Qingyu’nun karşısındaki dua hasırının üzerine indi.

 

“Woof, gördüğüm şeye inanamayacaksın.”

 

Aptal köpek gördüklerini ortaya dökmek için sabırsızlanıyordu.

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm