IGE Bölüm146: [Ruh Yükseltme] Teşebbüsü

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Bölüm146: [Ruh Yükseltme] Teşebbüsü

Çeviri: Noblesse

 

<<Önceki bölüm| Tanıtım | Sonraki bölüm>>

 

Ye Qingyu, içsel yuanına diğer nitelik türleriyle [Ruh Yükseltme] yapmayı da düşünmüştü. Ama nihayetinde bunu yapmaktan vazgeçmişti.

 

Bedeli çok yüksek olacak ve çok uzun sürecekti. Maliyeti faydasından daha ağır basıyordu.

 

Bunu düşündüğü an, yavaş yavaş ayağa kalktı. Dua hasırından ayrıldı ve pencerenin önüne geldi.

 

Beyaz At Kulesinin dışında beyaz kar süzülüyor ve soğuk rüzgârlar uğulduyordu.

 

Youyan Sınırı gibi tehlikeli bir alan da yıllar boyunca kar birikmişti. Yılın en az yarısı büyük kar fırtınalarıyla geçiyordu. Tüm Kar Ülkesinde bile, Youyan Sınırından daha soğuk olan bir yer bulmak çok zordu. Eğer gerçekten buz içsel yuanın da eğitim yapmak istiyorsa bu tartışmasız en uygun yerdi.

 

Ye Qingyu, bir zamanlar Beyaz Geyik Akademisi kütüphanelerinde [Ruh Yükseltme] için usul ve teknikleri görmüştü.

 

Bu tür teknikler, dövüş sanatçıları için büyük bir sır sayılmazdı.

 

Ye Qingyu, bir şey düşündüğünde yavaşça elini uzattı.

 

Avucunun merkezine bir kar tanesi indi.

 

Bir an soğuk hissetti.

 

 

Ye Qingyu şu an ki güç seviyesiyle, tüm vücudunu açığa çıkarsa bile soğuktan korkmazdı. Birisinin gücü Xiantian aşamasına ulaştığında ve Dantian dünyasında Ruh Pınarları kazdıktan sonra, bir dereceye kadar ateş ve suya karşı bağışıklık kazanırdı. Kar tanesi eline düştüğünde çok hızlı bir şekilde erimeye başladı.

 

“[Ruh yükseltme] ve buz içsel yuanını kontrol etmek istiyorsan Cennet ve Dünya’nın buz qi’sini vücuduna özümsemen ve içsel yuanınla birleştirmen gerek. Sadece bunu yaptığında ve içsel yuanını etkinleştirdikten sonra buzun gücüne sahip olabilirsin. Buzun gücü son derece büyüktür. Antik Çağ efsanelerine göre, buz yuan qi’si ile eğitim yapan yetenekli uzmanlar son derece büyük başarılara ulaşmışlardır. Onlar buz qi ile saldırdıklarında her şeyi dondurabiliyorlardı. Yok, edemeyecekleri hiçbir şey yoktu. Zamanın kendisini bile dondurabiliyorlardı! ”

 

Ye Qingyu, efsanevi uzmanların tarihlerini anlatan kitaplarda okuduğu efsaneleri hatırladı.

 

Antik Çağ’da, insan ırkının efsanevi bir uzmanının Cennet ve Dünya’nın aşırı soğuk gücünü özümseyerek esasen yenilmez biri haline geldiği söyleniyordu. O zaman ve uzayı dondurarak bir çağa hükmetmişti.

 

Ye Qingyu bir zamanlar saf buz gücünün uzayı dondurmasını düşünmenin çok gülünç olduğunu düşünüyordu. Belki de bu başarının tek nedeni, bu efsanevi uzmanın buz yasalarını zaten kavramış olmasıydı.

 

Fakat ne olursa olsun içsel yuanını buz niteliği aşılamak, şu anda onun için kesinlikle en uygun seçimdir.

 

“Vay be …”

 

O düşüncelerini sakinleştirerek, soğuk havada yavaşça bir ağız dolusu nefes aldı.

 

Ye Qingyu, [Ruh Yükseltme] sürecini şu anda denemeye karar verdi.

 

Yirmi Ruh Pınarı, birisinin [Ruh Yükseltmesi] için evrensel olarak kabul edilmiş başlangıç noktasıydı. O şu anda on beş Ruh Pınarı aşamasındaydı. Eğer bunu erken yapmaya teşebbüs ederse, o zaman yirmi Ruh Pınarı aşamasına ulaştığı zaman bu sürece aşina olmuş olurdu. O bu tecrübeyle tek bir seferde [Ruh Yükseltmede] başarılı olabilirdi.

 

Ye Qingyu, yirmi Ruh Pınarına ulaşır ulaşmaz [Ruh Yükseltmede] başarılı olanların daha önceden bunu denemiş olduklarından şüpheleniyordu. Onların daha önceden büyük bir hazırlık yapmış olmaları çok olasıydı, böylece tek bir teşebbüste başarabilmişlerdi.

 

O vücudundaki tüm yuan qi’yi etkinleştirdi. Ye Qingyu son derece rahat bir hale geldi.

 

Ye Qingyu bedenini kontrol ederken isimsiz nefes tekniğini etkinleştirdi. O ağzını ve burnunu kapatırken cildindeki her gözeneğin açılmasına izin verdi. Nefes almak için sadece cildini kullandı. Vücudundaki her gözenek, çıplak gözle algılanamayacak bir açılıp kapanma durumuna girmişti. Nefes alıp vererek Cennet ve Dünya’nın soğuk qi’sini cildinden özümsedi.

 

Ruh Pınarı dövüş sanatçıları zaten burunlarını veya ağızlarını kullanmadan nefes alabilirlerdi.

 

Onlar vücutlarını kontrol ettikleri her an da ciltlerinin her kısmı ve vücutlarındaki her kas ile Cennet ve Dünya’dan enerji özümseyebilirlerdi. Bu cenin benzeri bir duruma benziyordu ama birazda farklıydı.

 

Ye Qingyu’nun bilinci vücudunun her yerini kapladı.

 

Ye Qingyu, böyle bir durumda Cennet ve Dünya’nın soğuk qi’sinin, her an gözeneklerinden damla damla vücuduna girmeye başladığını net bir şekilde hissedebiliyordu.

 

O mevcut gücüyle bile, soğukluğun sızısını çok hızlı bir şekilde hissetmişti.

 

“Soğuk qi’yi vücudumun içine çekmek ilk adım. Soğuk qi’nin vücudumun taşıyabileceği sınırlara kadar birikmesini beklemeliyim. Ondan sonra yapmam gereken şey içsel yuanımla bu soğuk qi’yi taşımak ve vücudumdaki meridyenlerin etrafında deveran ettirerek vücudumun doğasını değiştirmek. Bu süreçte çok dikkatli olmalıyım. Soğuk qi’yi dışarı çıkarmamalıyım ama soğuk qi’nin vücuduma zarar vermesine de izin vermemeliyim… ”

 

Ye Qingyu’nun zihni, çeşitli kitaplarda yer alan farklı teknikleri hatırlarken. Bu sürece devam etti.

 

Beyaz Geyik Akademisi kütüphanesinde göz attığı kitaplar, [Ruh Yükseltme] ile ilgili teknikleri içeriyordu. Fakat onlar sadece [Ruh Yükseltmenin] giriş teknikleriydi; Temel ve basit tekniklerdi. Ye Qingyu gerçekten derin kaynaklara sahip bazı soylu ailelerde, belki de farklı nitelikler için [Ruh Yükseltmede] uzmanlaşan daha da derin tekniklerin olduğuna inanıyordu. Fakat dövüş dünyasında tartışmaya açık olmayan bir nokta vardı: büyüklüğe giden yol basitliğin içinde yatıyordu. Herhangi bir kusuru olmayan en güçlü tekniklerin içinde bile çoğu zaman en basit ve yaygın teknikler görülebilirdi.

 

O bu nedenle, [Ruh Yükseltme] için en yaygın tekniği kullanmaya karar verdi.

 

İki saat boyunca bu prenatal (doğum öncesi) durumda kaldı.

 

Ye Qingyu vücudundaki soğuk qi’nin yavaşça bir eşiğe ulaşmak üzere olduğunu hissetti. Onun vücudu donmuş, biraz sessiz ve katı bir durumdaydı. Tüm vücudu bir buz heykeline dönüşmek üzereydi.

 

Bu, bir sonraki aşamaya geçebileceğini gösteriyordu.

 

O buz ayaz qi’sini vücudu boyunca taşımak için içsel yuanını dikkatle ve yavaşça kullandı. Bu ayaz qi akupunktur noktalarından ve meridyenlerinden geçti.

 

Bu süreç çok acı vericiydi.

 

Sanki kasları ve kemikleri arasından keskin on binlerce iğne varmış gibiydi.

 

Eğitim aslında son derece acı verici bir süreçti.

 

Ye Qingyu dişlerini sıktı ve içsel yuanını etkinleştirmeye devam etti.

 

 

O [Ruh Yükseltme] sürecinin ilk aşamalarında böyle acı verici bir deneyim yaşamak zorunda olduğunu biliyordu. Vücudunuzun temelini değiştirmek istediğiniz herhangi bir süreç böyle olurdu. Onun vücudu yavaş yavaş buz ve kar gücüne adapte olduktan sonra, ağrı yavaş yavaş ortadan kaybolacaktı. O zaman ruhla birleşerek bedenine rahatlığın hissi gelecekti. Bundan sonra içsel yuanı dolu ve yumuşak olacaktı o zaman kar, buz ve ayazın gücünü tamamen kontrol edebilecekti.

 

Başka bir iki saat daha geçti.

 

Ye Qingyu’nun vücudunun yüzeyinde zaten soğuk terler süzülmeye başlamıştı.

 

Alnından aşağı doğru akan soğuk ter sarı fasulye büyüklüğündeydi.

 

Vücudundaki kıyafetler tamamen su sızdırıyor gibiydi. Giysileri tamamen sırılsıklam olmuştu.

 

Ye Qingyu’nun ilk denemesi sona erdi. Buz ve ayazın gücü meridyenleri ve vücudundaki kan damarlarının içinde seyahat ettikten sonra, bu süreçte neredeyse tamamen tükenmişti. Eğer o içsel yuanını etkinleştirir ve birkaç gün daha vücudunda deveran ettirirse artık daha fazla acı hissetmezdi.

 

Ye Qingyu’nun avuç içinden bir parça içsel yuan çıktı.

 

Soluk yuan qi ışıldarken, zayıf bir soğuk qi parçası bir an soğukluk yaydı.

 

“Benim ilk [Ruh Yükseltme] teşebbüsüm, gerçekten başarılı oldu.”

 

O çok heyecanlıydı.

 

Onun yuan qi’sinin içinde zaten soğukluk vardı, bu zaten çok iyi bir başlangıçtı.

 

O eğitim yapmaya devam ederse günlerin ve ayların birikimiyle, buz ve ayazın gücünü tamamen kontrol edebileceği bir gün gelecekti. O zaman, içsel yuanını etkinleştirmesiyle buz ve ayaz onu takip edecek. O yuan qi’si ile saldırdığında geçtiği her şeyi buza dönüştürecekti. Bu buz içsel yuanının gerçek gücüydü.

 

Pencerenin dışında ki uzun gece geçti.

 

Göklerin kubbesi altında rüzgâr ve karın sonu yoktu.

 

Ye Qingyu biraz dinlendikten sonra eğitim yapmaya devam etti.

 

… … … …

 

Ye Qingyu önümüzdeki birkaç günde zamanını en iyi şekilde eğitim yapmak için kullandı.

 

Ayrıca Wen Wan Beyaz At Kulesine birkaç kez geldi fakat Ye Congyun’la ilgili hala bir haber yoktu.

 

Ye Qingyu Wen Wan’ın tavsiyesiyle, Sınır Lordu ofisinin iznini kullanmamaya karar verdi ve yeni Beyaz At kılıç köleleri seçmek için ordu kamplarına gitti. Çalkantılı rüzgârlar ve dalgalar henüz geçmemişti. Hala çeşitli gruplar Beyaz At Kulesine dikkat ediyordu. O eğer insanları seçmek için giderse, kesinlikle Beyaz At Kulesine girmesi için casuslar ayarlayacak bazı dikkatli insanlar olacaktır.

 

Ye Qingyu’nun Youyan Sınırında ki temeli hala istikrarsızdı, onun bu casusları normal insanlardan ayırması zordu.

 

Wen Wan Ye Qingyu’ya emri altındaki [Gümüş Zırhlı Askerlerden] on tanesini seçmesini önermişti. Fakat Ye Qingyu bunu düşündükten sonra kabul etmedi.

 

O çok uzun bir süre Youyan Sınırında kalacağını tahmin ediyordu.

 

Alabileceği Beyaz At kılıç kölelerini için sadece on kişilik yer vardı. Bu pozisyonların her biri kıymetli ve değerliydi. Ye Qingyu’nun, Beyaz At kılıcı kölesi olacak kişileri bizzat seçmesi gerekiyordu. Bai Yuanxing dışında ki diğer dokuzunun da sadık ve yetenekli olması gerekliydi. Ancak o zaman onlar geliştirmeye değerdi. Belki daha sonra sol ve sağ kolu olabilirler, ona yardım edebilir ve bir bölümün sorumluluğunu alabilirlerdi.

 

O şu anda, değersiz kişileri seçeceğine hiç seçmemeyi tercih ederdi.

 

Zaman günden güne geçti.

 

Ayrılış zamanı daha da yaklaştı.

 

Ye Qingyu eğitiminden ayrı olarak, daha önce Beyaz At Kulesinin ustaları olan kişilerin geride bıraktığı bazı uygun silahlar üzerinde de eğitim yaptı. Onları savaş alanında kullanabileceğini ispatlayabilmeliydi. O ayrıca ordunun askeri deposuna giderek bazı kitapları ve savaşa ilişkin konuları, Ordunun askeri yasalarını, Youyan Sınırı ordusunun kayıtlarını, Patlayıcı Kar Buzulu haritalarını, Şeytan Irkıyla savaşma yöntemleri ve okuyacağı çeşitli kitapları seçmişti.

 

Kendini tanı ve düşmanını tanı. O zaman yüzlerce savaşta muzaffer olabilirsin.

 

Wen Wan, her gün en az bir kez Beyaz At Kulesine gelirdi. O Ye Qingyu’nun sorduğu soruları sabırla cevaplardı. Savaştan çıkma ve Şeytan Irkının ordusuna karşı savaşma deneyimini yeniden anlatırdı. O tüm anlayışlarını ve keşiflerini Ye Qingyu’ya aktarmıştı.

 

On beş Ruh Pınarı olan dövüş sanatçıları, Beyaz Geyik Akademisinin okul yaşamı içerisinde uzmanların uzmanı olarak sayılabilirdi. Fakat savaş alanında kılıç ve mızrakların gözü yoktu. Başarılı bir şekilde [Ruh Yükseltme] yapmış olan Ruh Pınarı aşamasındaki uzmanlar bile ölme olasılığına sahipti. Eğer Ye Qingyu’nun şansı kötüyse iki ordu karşı karşıya geldiğinde, hayatı tehlikede olurdu.

 

Wen Wan, bu İbliskral Ye için endişeliydi.

 

“Bu operasyona katılmak için başvuru yapacağım, böylece sana bakabilirim.” Wen Wan, bu günlerde her zaman Öncüllerin komutanından Ye Qingyu’ya eşlik etmesine izin vermesini istemişti. Wen Wan [Fırtına Harekâtına] katılmayı umuyordu. Bu şekilde, savaş alanında Ye Qingyu ile ilgilenebilirdi. Ancak henüz bir yanıt almamıştı.

 

Günler, gökyüzü karla kaplıyken geçti.

 

Göz açıp kapayıncaya kadar ayrılış gününe sadece beş gün kaldı.

 

Ye Qingyu önceki plana göre, şu anda yeşim parçasını açabilirdi.

 

O Bay Liu’nun verdiği yönteme göre yeşim parçasının kilidini açtı. Onun bilinci içeri girdi. Çok çabuk bir şekilde içindeki bilgileri elde etti.

 

Büyük miktarda bilgi ve orta ölçekli toplanmış raporlarla büyük ölçekli askeri operasyon başlayacaktı. Yapılması gereken çok sayıda taklit ve çift kontrol vardı. Dahası, titiz ve kesin bir hareket planının hazırlanması zorunluydu. Onlar çok büyük miktarda insan gücü, maddi güç, istihbarat ve materyal toplamak zorundaydılar, bu komutan tarafından verilen ani bir karar değildi.

 

Askeri emir yeşim parçası içindeki her plan çok detaylıydı.

 

Elbette, Ye Qingyu’nun bu askeri emir yeşim parçasından aldığı bilgi, tüm denklemin sadece bir parçasıydı. Tam değildi – sadece generaller gibi az sayıdaki üst düzey karar vericinin, tüm planın içeriğini bilme hakkı ve gücü vardı. Orta düzeydeki ve altındaki askeri yetkililer, yeşim parçasından yalnızca tüm işlemin bilgilerinin bazı parçalarını alabilirlerdi.

 

Ye Qingyu askeri emir yeşim taşını bitirdiği sırada bir an için sessizleştikten sonra hazırlıklarını yapmaya başladı.

 

<<Önceki bölüm| Tanıtım | Sonraki bölüm>>

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm