Bölüm66: İkinci kitapçık

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm

Bölüm66: İkinci kitapçık

Çeviri: Noblesse

<<Önceki bölüm| Tanıtım | Sonraki bölüm>>

 

“Bu yaşlı adam, o bir sadist mi? Her ne kadar bana bir iyilik yapsa da, her gün böyle işkence edilmesine kim dayanabilir? ”

 

Yaralanmalarını iyileştirmek için Qi’sini kullandıktan sonra, sessizce kalbinden küfretti.

 

Kendi odasına geri döndü ve taş masanın yanına geldiğinde dinlenmek üzereydi ama mavi küçük bir kitapçık gördü. Yurt ile birlikte gelen bir şey değildi, bu…

 

“O yaşlı adamın geride bıraktığı bir şey olabilir mi?”

 

Ye Qingyu ne olduğunu merak etti.

 

Küçük kitapçığın bir etiketi yoktu ve el yazısı olan ince bir dergi gibi görünüyordu. Üzerindeki yazı biraz bozuk, küçük karakterler ile kaplıydı. Ara sıra, insan vücudunun bir karmaşaya sürükleyen bazı diyagramlar vardı. Sadece şiddetli bir yoğunlaşmayla yazılanlardan bir sonuç çıkarılabilirdi.

 

Ye Qingyu birkaç sayfayı geçtiğinde yavaş yavaş Ruh Pınarı için daha fazla [Yuan Qi Çırasını] nasıl bir araya getirileceğine dair bir yetişim kaydı olduğunu fark etti.

 

Ye Qingyu bilgi ve mantralara ilişkin konular hakkında, halk kütüphanelerinde çok fazla araştırma yapmıştı. Zaten bu konuyla ilgili temel bir anlayışa sahipti, bu yüzden önümüzdeki birkaç gün içinde ikinci Ruh Pınarını kazmaya teşebbüs etmeye karar vermişti.

 

Ancak bu kitapçıktaki teknik, kütüphanelerden aldığı şeyden çok daha derin ve eksiksizdi. Özellikle içeride bulunan bazı eksantrik öğretiler, sağduyuya karşı çıkan ve Ye Qingyu’nun daha önce hiç düşünmediği bir şeymiş gibi görünüyordu. Ancak iç görüsü ve algısıyla, onu inceledikten ve görselleştirdikten sonra, bu tekniklerin kesinlikle mümkün olduğunu anlamıştı. Dahası, daha az çaba ile daha iyi bir sonuca yol açacaktı. Mükemmel bir yöntemdi.

 

“Bu kitaptaki eğitim yöntemini takip edersem, hızım önemli ölçüde artacaktır!”

 

Ye Qingyu bu kitapçığı birkaç kez ayrıntılı olarak okuyarak içerdiği bilgilerin doğru olduğunu doğruladı. Kitapçığın ikinci Ruh Pınarını kazmak için kullanacağı yetiştirme metodu olarak tarif ettiği yöntemi takip etmeye karar verdi.

 

Şu anda, güneş zaten batıdan kademeli olarak batıyordu.

 

Ye Qingyu akşam yemeği için kantine gitti ama yolda tanıdık yüzlerle karşılaşmadı. Herkes ikinci sınıf öğrencisiydi ve o hiç birini tanımıyordu ve sadece yaşam alanlarına geri döndü, eğitim için kendini kapattı.

 

Küçük avlunun içinde.

 

“İlk Ruh Pınarını çoktan kazdım ve ikinci Ruh Pınarına yeterince uzak değilim. Ruh Pınarı aşamasında, gelecekteki başarılarım için hazırlıklar yapmalıyım. Bu aşamadayken, savaş yolum için kararlı bir temel inşa etmeliyim. ”

 

Ye Qingyu’nun kararlı bir iradesi vardı.

 

İçsel yuanını aktive etti, çevreleyen hava akımları değişti ve Cennet ve Dünya’nın yuan qi’si bedeni üzerinde birleşmeye başladı.

 

Kitapçıktaki talimatları takip ederek, içsel yuanını uyardı. Yuan qi iplikçikleri vücuduna girdiler, meridyenleri, dört uzvu ve kemiğine doğru takip ettiler ve sonunda dantian dünyasına girdiler.

 

İnsan bedenindeki dantian dünyası sonsuz ve sınırsızdı. Bu yuan qi dövüş yolunun temel özelliğiydi. Ye Qingyu içsel görüşünü kullanarak, dantian’ını zaten gözlemlemişti bu yüzden ilk Ruh Pınarından yüz bin mil uzaklıkta ikinci [Yuan Qi Çırasını] ‘i pekiştirmeyi seçti.

 

Cennet ve Dünya’dan büyük miktarda yuan qi toplandı.

 

Zaman an be an geçti.

 

Zaten önceki deneyime sahip olan Ye Qingyu için bir [Yuan Qi Çırası]’nı pekiştirmek bu sefer tanıdık bir yolda hafif bir araba sürmek gibi olduğu söylenebilirdi.  Kitapçıktaki yuan qi’yi rafine etme yöntemi ile hızı daha da büyüktü. Ve rafine edilmiş içsel yuan bile daha saftı.

 

… …

 

Gök Mavisi Anka Akademisi ve Beyaz Geyik Akademisinin [Sınır Vadisi Savaş Alanı]’nı açacakları ve büyük bir yarışma yaşayacakları gerçeği Beyaz Geyik Akademisinin tümüne çok hızlı bir şekilde yayıldı.

 

Beyaz Geyik Akademisinin tamamı için bu kuşkusuz büyük bir olaydı.

 

Bu dönemde Gök Mavisi Anka Akademisinin öğrencileri hem kibirli hem de kışkırtıcıydı. Çeşitli yıl öğrencilerinden, kışkırtılmış ve öfkelenmiş birçok öğrenci vardı. Zaten ortaya çıkmış olan bilinmeyen sayıda küçük ölçekli düellolar olmuştu ama genel sonuç olumlu değildi. Oldukça zayıf bir durumdaydılar.

 

Gerçekte, böyle bir savaş sicili çok normaldi.

 

İlk olarak, Gök Mavisi Anka Akademinin on akademinin sıralamasındaki sıralaması aslında Beyaz Geyik Akademisinden çok daha yüksekti. Ayrıca zengin kaynaklarla birlikte daha varlıklı bir konumda bulunuyorlardı. Daha avantajlı bir bölgeye sahiplerdi, bu yüzden yetenekli insanlar orada çok daha fazla sayıda doğmuş oluyordu. Bu ziyarete gelen öğrenciler hepsi on binlerce insandan seçilen çocuklardı. Buna karşılık, Beyaz Geyik öğrencilerin misillemesi kaotik ve düzensizdi. Açıkçası, Gök Mavisi Anka öğrencilerinin rakipleri olmadıklarını bilseler bile, hala arenaya gidip meydan okuyorlardı. Kayıp doğal bir sonuçtu.

 

Böyle bir sonuç, Beyaz Geyik Akademisi öğrencilerinin moralini önemli ölçüde etkiliyordu.

 

Ve mesele daha da büyüdüğünde ve bu olay Kar Ülkesinde diğer bölgelerine yayıldıkça, bu kuşkusuz olumsuz bir etki yaratacaktı. Zaten sürekli olarak bozulan Beyaz Geyik Akademisinin daha da kötü bir konuma getirilmesine ve sadece daha büyük zorluklarla ilerlemesine olanak sağlayacaktı.

 

Böyle bir senaryo altında, [Sınır Vadisi Savaş Alanı] kullanılarak resmi bir yarışma kararlaştırıldı.

 

Beyaz Geyik Akademisinde bu iki günde, öğrenciden öğrenciye aktarılan ve devam eden tartışmalar vardı.

 

Öğrencilerin yoğun bir şekilde spekülasyon yapmalarına ve tartışmalarına neden olan konu doğal olarak bu büyük yarışma için yarışmacı seçimiydi. Pek çok Beyaz Geyik Akademisi öğrencisi utançlarını yok etmeyi ve [Sınır Vadisi Savaş Alanı]’nda bir tur kazanarak utançlarını silmeyi umut ediyordu. Akademiyi temsil etme ve savaşa girme yeterliliğine sahip olan kişiler birçok insanın büyük önem verdiği bir soruydu.

 

İki tarafın söylentilerine göre, [Sınır Vadisi Savaş Alanı] içindeki iki akademi arasında toplam beş savaş olacaktı. Özel kurallar, ilk dört savaşın, öğrencilerin yıllarına göre gerçekleştirileceğiydi ve son savaş, iki akademinin, en iyi performansa sahip olan öğrencilerini seçeceklerdi ve bunlarda son savaşta mücadele edecek olan öğrencilerdi.

 

Bir anda şiddetli rüzgarlar ve sürüklenen bulutlar ortaya çıktı.

 

Her yılın öğrencileri, seçilecek yılın en güçlü öğrencilerini tahmin etmeye başladılar.

 

Söylendiği gibi, kelimelerin kullanıldığı savaşların belirlenmesi zordu ancak savaşçıların kazananı kolayca kararlaştırılabilirdi. Gerçek güce sahip olan kişiler temel olarak antrenman, dövüş müsabakaları ve yetişim seviyeleriyle belirgindi. Her yılın içinden seçilecek beş dahi zaten kısa listeye alınmıştı.

 

Tabii ki, her zaman olağandışı bir olay olurdu.

 

Herkesin beklediği bu olağandışı olaydı.

 

Zaman geçtikçe, bahis platformu oluşturan insanlar bile vardı. Her yıldan hangi insanın savaş alanına gireceği konusunda kumar oynadılar, hangi yılın en büyük kazanma şansı olduğuna göre kumar oynadılar, [Sınır Vadisi Savaş Alanı]nda en iyi performansı gösterecek öğrenci için kumar oynadılar, Beyaz Geyik akademisin beş raunttan bir raunt kazanıp kazanamayacağı hakkında kumar oynadılar…

 

Elbette, genel zaferin sonucuna bahis yapan çok az kişi vardı.

 

En çılgınca kendine güvenen Beyaz Geyik öğrencileri bile, Beyaz Geyik Akademisin bu büyük yarışmada nihai zaferi elde edeceğine İnanmıyordu. Bu iki akademi arasındaki fark çok büyüktü, ortalama güç seviyesi büyük ölçüde farklıydı.

 

Bu büyük yarışma Geyik şehrindeki çeşitli güçleri ve örgütleri rahatsız etti.

 

Yüzeyde, Beyaz Geyik Akademisi tüm Geyik Şehrinin ve tüm Geyik Sıradağlarının görkemini temsil ediyordu. Şehirde bir halktan gelen, soylu ya da asker olsun hepsi Beyaz Geyik akademisinin çok kötü bir şekilde kaybetmemesini umdular.

 

Gizli akıntılar hareket etti.

 

Çeşitli güçler hareket etmeye başladı.

 

Gök Mavisi Anka öğrencileri çok fazla kibirliydiler. Bir söyleyişe göre, nehri geçen güçlü ejderha, yerel yılana baskı yapmamalıdır. Buna ek olarak, gerçekten güçlü ejderha on akademinin bir numarası İlahi Feniks Akademisiydi, Gök Mavisi Anka Akademisi değil.

 

Dolayısıyla, ortak bir düşmanla karşı karşıya geldiğinde, Geyik Şehri ve Geyik Sıradağları arasındaki ordu, aynı düşmana karşı muhalefette nadir bir birlik sergiledi. Ordunun çok sayıda yüksek sınıf Ruh silahı tahsis etmiş olduğu ve bu silahların Beyaz Geyik akademisi tarafından geçici olarak kullanılmaya başlandığı söyleniyordu. Şehir lideri ofisi ve asil örgütü de ailelerinin Ruh silahlarını ödünç vermeye istekliydi…

 

Her şey Gök Mavisi Anka insanlarını şiddetli bir şekilde dövmek içindi.

 

Genel zaferi elde edemeseler bile, Gök Mavisi Anka Akademisi halkına unutulmaz bir ders vermeleri gerekiyordu.

 

Böyle bir ortamda, Beyaz Geyik Akademisi benzeri görülmemiş derecede kalabalıktı. Çok fazla öğrenci dikkatlerini büyük yarışma ile ilgili meselelere koymuştu ve akademinin dersleri durma noktasına gelmişti. Akademinin bir grup öğretmeni bile bu yarışmayı tartışmak için toplandılar ve bu da öğrencilerin eğitime daha fazla ilgisiz olmalarına neden oldu.

 

Ancak Ye Qingyu tüm yaşam süresinde tek başına kaldı, en büyük çabalarına eğitime verdi.

 

Gerçekte, tek başına eğitim yapmasının tamamen güzel olduğu söylenemezdi.

 

Çünkü her gün, güneş batmak üzereyken yaşlı adam görünüyordu.

 

Tüm bu süreçte, Ye Qingyu’ya neden dövüldüğüne dair herhangi bir açıklama yapmıyordu. Ye Qingyu’nun yalvarmasına ya da küfür edip etmemesine bakılmaksızın son sonuç, yerde kıvranması ve tüm vücudunun şişmiş yumrular ile dolmasıydı.

 

Ye Qingyu hala bu yaşlı adamı rahatsız etmeyi nasıl başardığını anlayamadı. Önceden, [Şikayet Salonu] içinde, bu yaşlı adam açıklanamaz bir şekilde ortaya çıkmıştı. Daha önce hiç tanışmamışlardı…

 

Neyse ki, eğitim oranı yavaşlamadı.

 

İkinci gün Ye Qingyu nihayet bir [Yuan Qi Çırası]’nı pekiştirmeyi başardı ve ikinci [Yuan Qi Çırası]’nı dantian dünyasına ekti.

 

Bu onun için büyük bir atılımdı.

 

O gün, yaşlı adam, Ye Qingyu’ya bir başka iyilik yaptı ve tekrar odasına dönmüş olan Ye Qingyu yeni bir mavi kitapçık buldu…

 

“Yeni Başlayanlar için [Sınır Vadisi Savaş Alanı] taktik analizi ve keşifleri?”

 

Bu kitapçığın adını gördüğünde, Ye Qingyu’nun gözleri parladı.

 

Halk kütüphanelerinden edindiği bilgiler yeterince detaylı ve kapsamlı değildi. Özellikle [Sınır Vadisi Savaş Alanı] ile ilgili bilgiler. Oldukça kabataslaktı ve bu savaş alanıyla ilgili ayrıntılara girmiyordu.

 

Ye Qingyu ayrıca, Wang Yan’ın üçüncü yıl ve dördüncü yılın dövüş kütüphanelerine gizlice girmesi için verdiği isim plakasından yararlanmıştı. Hala tatmin edici bir cevap bulamamıştı. Bugün böyle küçük bir kitapçıkla, bilginin gökten aşağıya düşeceğini kim düşünebilirdi.

 

Sadece birkaç sayfa okuyan Ye Qingyu bu kitapçığın kesinlikle [Yuan Qi Çırasını]’nı yetiştirmekle ilgili önceki kitapçıkla aynı elden geldiğinden emindi. Konu yazı veya diyagramlar değildi konu öncekiyle aynı biçimsiz yazıydı.

 

“Yaşlı şeyin geride bıraktığı bir şey olabilir mi?”

 

Ye Qingyu sessizce tahmin etti.

 

Ama o yaşlı adamın odasına girdiğini hiç görmemişti.

 

Kalbinde bunu düşündü ama çok çabuk Ye Qingyu bu kitapçığın içeriğine tamamen daldı. Küçük kitapçığın içeriği Ye Qingyu’yu şok etmenin dışında, [Sınır Vadisi Savaş Alanı]’nı, ufuklarını genişletecek kadar ayrıntılı bir şekilde açıklıyordu.

 

Bu [Sınır Vadisi Savaş Alanı]’nın bu kadar inanılmaz olabileceğini hiç düşünmemişti. İnsan ırkını binlerce yıldır eğiten ve yetiştiren, savaşçıları, orduları ve hatta Savaş Tanrılar’ı bile geliştiren beşikti.

 

Son sayfayı bitiren Ye Qingyu Formasyon İmparatoru Luoso’nun bu yaratış eyleminin, insan ırkının bin ırk savaşında hayatta kalmasının nedeninin ayrılmaz bir parçası olduğuna karar vermişti.

 

<<Önceki bölüm| Tanıtım | Sonraki bölüm>>

 

Önceki Bölüm
Sonraki Bölüm